|
|
 |
|
|
 |
 |
Sümela Manastırı
Trabzon'un Maçka İlçesinin Altındere Köyü sınırları içinde, Altındere
vadisine hakim Karadağ'ın eteklerinde sarp bir kayalık
üzerine kurulmuş olan Sumela Manastırı, halk arasında
"Meryem Ana" adı ile anılır. Vadiden yaklaşık 300 metre
yükseklikte bulunan yapı, bu konumuyla manastırların şehir
dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma
geleneğini sürdürmüştür.
Meryem Ana adına kurulan manastırın "Sumela" adını "siyah" anlamına
gelen "melas" sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin
manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar'dan geldiği
düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem
tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir.
|
| |
|
| |
-
Ayasofya Müzesi
-
Günümüzde müze olarak kullanılmakta olan Trabzon Ayasofya Kilisesi, 1. Manuel
Komnenos zamanında (1238-1263) inşa edilmiştir.
-
Fatih Sultan Mehmet'in 1461 yılında Trabzon'u fethini takiben yapı, camiye
çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. Ayasofya, yüzyıllar boyunca şehri
ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların ilgisini çekmiştir.
Trabzon üzerine anlattıkları ile ünlü Evliya Çelebi (1648), Pitton
Tournefort (1701), Hamilton (1836), Texier (1864), Trabzonlu Şakir
Şevket (1878) ve Lynch (1893) yapıya önem veren kişiler arasındadır.
-
-
1868 yılında harap durumda olan caminin Bursa'lı Rıza Efendi'nin
teşvikleriyle yeni baştan onarıldığı bilinmektedir. Bina I. Dünya
Savaşı yıllarında sırası ile depo, hastane daha sonraları yine cami
olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel
Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi'nin işbirliği ile restore
edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır.
-
Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği olan yapı, kare-haç planlıdır ve
yüksek bir merkezi kubbeye sahiptir. Nartex denilen giriş holüne
sahip olan bina üç neflidir. Neflerden ortadaki beşköşeli,
yanlardakiler ise yuvarlak birer apsisle son bulmaktadır. Nartex' in
üzerinde şapel vardır.
-
-
Yapının kuzey, batı ve güneyinde üç revaklı giriş bulunmaktadır.
-
Kubbe ve kasnağı oniki köşelidir. Kubbe monoblok dört mermer sütun, kemerler
ve pandantiflerle taşınmaktadır. Yapı ana kubbenin etrafında değişik
tonozlarla örtülmüş, çatı farklı yükseklikler verilerek kiremitle kaplanmıştır.
-
Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde Hıristiyan sanatının yanı sıra
Selçuklu Dönemi İslam sanatının da etkileri görülmektedir. Kuzey ve
batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri
içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler
Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır.
-
Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem'le Havva'nın yaratılışı
kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır.
-
-
1.Sahnede;
Adem ile Havva' nen yaradılışı
-
2.Sahnede;
Adem ile Havva'nın cennette yaşayışları
-
3.Sahnede;
Yasak elma
-
4.Sahnede;
Adem ile Havva'nın cennetten kovuluşları
-
5.Sahnede;
İlk cinayetin tasviri (Kabil'in Habil' i öldürmesi) tasvirleri yer
almaktadır.
-
-
Yine bu cephede kemerin kilittaşı üzerinde Trabzon'da 257 yıl hüküm süren
Komnenosların sembolü olan tekbaşlı kartal motifi bulunmaktadır.
Benzer bir kartal tasviri ana apsisin dışında doğu tarafta yer alır.
Bu cephede, kentaur - grifon gibi mitolojik varlıklar, güvercinler,
merkezlerinde yıldız ve hilal bulunan kare panolar, içleri bitkisel
motifli madalyonlar yer almaktadır.
-
Yapının ana kubbesinin altına rastlayan kısmında opus-sectula tarzında çok
renkli mermerden yapılmış bir yer mozaiği bulunmaktadır.
|
| |
|
 |
| |
Kızlar Manastırı
Boztepe'nin yamacında şehre hakim bir mevkide kurulmuştur. İki teras üzerine inşa edilen manastır
kompleksi yüksek bir koruma duvarı ile çevrilmiştir. Manastır III. Alexios zamanında (1349-1390) kurulmuş
birkaç defa onarılmış som şeklini 19. yüzyılda almıştır. İlk olarak güneyde içinde kutsal su bulunan kaya
kilisesi ve onun girişindeki şapel ve birkaç hücreden
ibarettir. Kaya kilisesinin içerisinde kitabeler ve
Alexios III karısı Theodora ve annesi Eirene' nın
portreleri yer almaktadır.
|
| |
|
 |
| |
-
Kuştul Manastırı
-
Bu manastır Trabzon'un Esiroğlu Beldesinin Kuştul (Şimşirli) ismi verilen köyündedir.
-
Yapının bulunduğu yere gidiş şöyle olmaktadır. Önce Esiroğlu Beldesine gidilip, oradan minibüs
veya jeep kiralanır. Soldaki yol takip İkidere Köyüne gelinir. Bu köyde yol ikiye ayrılır.
Yolun biri sağa diğeri sola gider. Sağa giden yol yamaçta bnulunan Konaklar Köyüne varır.
Buradan Kuştul daha uzak olmasına rağmen ulaşım daha iyidir. Katır veya yaya olarak gidilirse
manastıra bir-iki saatte varılabilir.
-
Vadinin tabanından dirsek şeklindeki kaya üzerine oturtulan bu yapı, kale gibi, vadiye
hakim bir tepede kurulmuştur.. Maçka yolu üzerinde ve bağımsız bir amir gücüne sahip olan,
üçüncü manastırdır. MS. 752 yılında kurulduğu söylenen bu manastır 1203 senesinde yağma
edilip, terk edildi. Ama 1393 yılında tekrar kurulup 15. yüzyılın başında yine eski önemini
kazandı. Bu asrın binalarının çoğu 1904 yılında çıkan büyük bir yangınla harap olduktan sonra
manastır, bir daha inşa edilmiştir.
|
| |
|
 |
 |
-
Vazelon Manastırı
-
Bu manastıra Maçka'yı 14 km geçtikten sonra iki yolla gidilmektedir. Birinci yol;
Kiremitli kahvelerinden yaklaşık 500 m . sonra sağa ayrılan, yeni yapılmış
stabilizedir. Diğeri ise; Kiremitli köyünden vadiye inip, vadiden 2,5-3 saatlik yaya
gidilmesi gereken yoldur. Fakat bu yol zahmetli ve daha uzun olduğu için tercih
edilmez. Birinci yol daha iyi ve emindir. Manastıra giden yol dik olmasına karşın, çam
ormanlarının içinden geçip, güzel çiçek kokularını teneffüs ederek bakir manzarayı
görünce, bu zahmete gerçekten değdiğini anlarız. Yolun sonunda manastır binası
karşıdan bütün ihtişamıyla gözükür.
Yapının, Vazelon ismini kurulmuş olduğu "Zabulon Dağı" ndan aldığı görüşü kuvvetli ihtimaldir.
Manastır ıssız, sakin yerde seçilmesi, ona daha kutsal bir hava vermek istenmesindendir. (bu gibi
yapıların Trabzon ve çevresinde, evvelce Hıristiyan alk tarafından içinde kutsal bir suyun bulunduğu
"Ayazma" etrafında yahut yakınında kurulması önemli etkenlerden birisi olmuştur).
Çoğu araştırmacı yapının tarihini kesin olarak vermemekle birlikte; bazıları ilk inşa tarihini MS.
270 , bazıları MS. 317 olarak belirtir.
Manastır, Yahya Peygamber'e adanmıştır. Fakat ilk kuruluşu ile bugüne kadar çeşitli değişiklikler
geçirdiği kesindir. (527-565) yılları arasında Justinyen tarafından tamir ettirilmiştir. 644
yılının Şubat ayında hücreler tamamen tamir edilip, kütüphanesi zenginleştirilmiştir. 702 yılı ile onu
izleyen yıllar içinde esaslı şekilde yenilenmiştir. Vazelon Manastırı, 13.
yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Maçka'nın ekonomik,
sosyal ve kültürel hayatında etkinliğini
sürdürmüştür. 14. yüzyılda sahip olduğu arazi ve
geliri 1890 yılına kadar yirmi köyde devam etmiştir. Vazelon Manastırı vaktiyle bölgede
bulunan manastırların en yetkilisi ve zengini durumundaymış. Bir rivayete göre; Vazelon geliri ile
bir Sumela Manastırı daha yapılabilirmiş. Manastır 19. yüzyılda etraflıca onarılmıştır. Binayı batı
kısmındaki merdivenle girilmektedir. Merdiven basamakları kırık olduğundan, yukarı çıkarken
dikkatli olmak gerekir.
Bugün zemin kat kısmı sağır kapı ve pencereler ile kapalıdır. Fakat birince kata bahsedilen merdivenle
çıkıldığında, küçük bir antre ile karşılaşırız. Bu kısmın sağında ve solunda iki dar koridor vardır. Bu
koridorlara sağdan ve soldan üçer olmak üzere toplam altı oda açılmaktadır. Odaların tavan kısımları
ahşap olduğundan günümüze gelememiştir. Girişteki ek kısmın 19. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Çok
pencereli çok pencereli bir karaktere sahip, sert taşlardan ibarettir.
Manastırın asıl eski bölümüne evvelce ahşap bir merdivenle çıkıldığı için, bu merdiven halen yoktur.
Diğer kata geçmek için tırmanarak, yahut alt katta bulunan gizli dehlizlerden sürünerek varılabilir.
Tournefort, bu manastırı ziyaret sırasında bahsettiği merdiven bu kısımda olsa gerek.
"Buradaki
keşişler, manastıra ilkel olarak yapılan bir merdivenle çıkarlar. Bu merdiven; gemi direği
büyüklüğünde, iki meşe ağacı gövdesinden ibarettir. Bunlar duvara yaslanır. Bunların yardımı olmaksızın,
ben binaya çıkabilmek için iyi bir ip cambazı olmalıydım" diyor.
Eski manastır bölümüne çıkıldığında, bazı bina kalıntılarına rastlanır. Soldaki büyük kısmın yemek
salonu, ona bitişik olanın ise manastır görevlilerine ait olduğu sanılmaktadır. Sağdaki
binalar ise; su kanallarından anlaşıldığına göre mutfak ve yemekhane idi. Bunların yukarısında üzeri
tonozla örtülü büyük bir su sarnıcı bulunmaktadır. Bunun yanıbaşında ise üç nefli bir Bizans kilisesi
bulunmaktaydı. Kilisenin apsis kısmında nişler halen mevcut olup, girişi kuzeydendir. Batısında bulunan
iki kapının açıldığı mağara hücresi, manastırın ilk kiliseciği için uygun yerdir. Kilisenin kuzey dış
duvarındaki freskler, son hüküm (mahşer günü) , İsa'nın bin yıllık denilen kürsüsünün hazırlanışını,
cennet-cehennemi tasvir ederler.
Manastır ve bölümlerinin üzerleri ahşap olduğundan bugün çürümüş ve yıkılmıştır. Bina 1923 yılında
terkedilmiştir. |
|
 |
| |
|
 |
 |
-
Kaymaklı Manastırı
-
Trabzon'un 3 km güneydoğusunda Boztepe'nin Değirmendere vadisine bakan yakasında
kurulmuştur. 1424 yılında inşa edilmiştir. Yapılar topluluğu dikdörtgen alan
içerisinde, ortada tek apsisli kilise, kuzey batıda çan kulesi, güney doğuda ise küçük
bir şapel ve manastır hücrelerinden oluşmaktadır. Manastır yapıları birçok defa
onarım görmüştür. En eski kısım kilisenin beşken apsis bölümüdür. Kilise içerisindeki
freskler 18. yüzyıla tarihlenmektedir.
|
|
| |
|
 |
 |
Santa Maria Kilisesi
Sultan Abdülaziz'in müsaadeleriyle inşaatına başlanılan Merkez Kemerkaya Mahallesinde bulunan tarihi tescilli yapı,
Vatikan idaresi tarafından 1852-1874 yılları arasında yaptırılmıştır.
Etrafı yüksek duvarlarla çevrili bahçe içerisindeki kilise, lojman ve ek binalarla oluşan bir komplekstir. Ayrıca,
Samsun'daki katolik kilisesi içerisinde asılı bulunan tarihçede Trabzon'daki katolik kilisesinin yapımı için
1845'de bir heyet oluşturulmuş, evin inşaasına 1852 yılında başlanıldığı, kilisesinin ise 1869-1974 yıllar
arasında yapıldığı belirtilmektedir.
|
|
| |
 |
-
Küçük Ayvasıl Kilisesi
-
Şehrin en eski kiliselerinden birisidir. Üç nefli bir bazilikadır. Narteksi yoktur. Nefler içten ve dıştan
yuvarlak planlıdır. Zemininde kriptası bulunur. Naosta T şekilli iki ayak ile iki İon başlıklı sütün bulunur.
Giriş kapısında bir Bizans kabartması ile 884-885 tarihinde I. Basil zamanına ait onarım kitabesi
bulunmaktadır. İçerisinde daha geç dönemlere ait fresk kalıntıları bulunmaktadır.
|
 |
 |
|
 |
| |
Altındere Köyü Kilisesi
Yapım Yılı: 1876
Maçka İlçesi Altındere köyünün meyilli bir kesiminde bulunur. Kesme taş malzeme ile yapılmış kilisenin örtüsü
kırma çatı olup, oluklu kiremitle kaplıdır. İç mekana giriş kuzey ve batı yönde açılmış birer kapıyla sağlanır.
Kuzey yöndeki kapının söveleri kesme taş malzemeyle yapılmış olup silmeyle hareketlendirilmiştir.
Tek kanat halinde düzenlenen kapının yüzeyi kabartma şeklinde işlenmiş vazodan çıkan üzüm asmasıyla süslüdür.
Giriş üzerine bulunan yuvarlak kemer içerisine alınmış bölümde 1876 tarihi yazılıdır.
Orjinalde üç apsis bölümü sonradan ortadan kaldırılarak duvarla örtülmüştür. Kilise bir dönem cami olarak
kullanılmıştır.
Günümüzde boş olan kilisenin iç mekanı dört sütunla 3 sahına ayrılmıştır. Orta sahın yan sahınlarına nazaran
daha geniş tutulmuştur. Sahınların üzeri birer beşik tonozla örtülüdür. İç mekanı beyaz badana ile
boyanmıştır. Badana altında yer alan fresk izlerine rastlanır. Ana apsiste, Hz. İsa ile Meryem ve çocuk İsa
figürlerine yer verilmiştir.
Bağışlı Köyü Kilisesi
Yapım Yılı: Bilinmiyor
Maçka ilçe merkezine 18 kilometre mesafede bulunan Bağışlı köyündedir. Önemli ölçüde harap olan kiliseden
günümüze beden duvarları ve ana apsis kalabilmiştir. Kuzeyde tek girişe sahip kilisenin kemer kısmı sivridir.
Apsiste tek mazgal pencereye yer verilmiştir. Örtüsü beşik tonoz şeklinde düzenlenmiştir. Kilise, Bizans
dönemi üslubunu taşır.
Coşandere Köyü Verizana Kilisesi
Yapım Yılı: Bilinmiyor
Maçka-Sümela karayolunun sağında fındıklık içinde bulunan kilise kalıntısı 3 apsisli. 3 sahınlıdır.
Sahınlar kemerlerle birbirinden ayırılmıştır. Giriş batıdandır. Orta küçük apsiste fresk kalıntıları vardır.
Bizans dönemi üslubundadır.
Çamlıdüz Köyü Kilisesi
Yapım Yılı: Bilinmiyor
Maçka ilçesi Çamlıdüz köyünde bulunur. Ana kaya kitlesi üzerine inşa edilmiş kilise, çevreye hakim bir
konumdadır. Çevresi duvarla korumaya alınmıştır. Moloz taşla inşa edilmiş kilisesin çatı kısmı semer kırma
olup, kiremitle kaplıdır.
Kuzey ve güney yönde açılmış aynı eksen üzerinde bulunan birer kapıyla iç mekana geçilir. Tek apsislidir. Duvara
gömülü payelerin desteklediği üst örtü beşik tonoz şeklinde düzenlenmiştir. Apsiste bir adet mazgal
pencereye yer verilmiştir.
Apsis kısmında kare ve dikdörtgen formlu iki niş yer
alır. Kilise, Bizans dönemi üslubunun örneklerindendir.
Aşağı
Temelli Köyü Kilisesi
Yapım Yılı: 19. yy
Maçka ilçesi Esiroğlu Beldesi'ne bağlı Aşağı Temelli köyünde bulunmaktadır. Düzgün kesme taştan yapılmış olan
bina 4 taş sütun üzerine oturan merkezi kubbeye sahiptir.
Yan mekanların beşik tonozlu olduğu kilisenin girişi kuzeydendir. Doğusunda bulunan apsis kısmı dışardan
yıkılmış olup, camiye çevrildiğinden içerden duvarla örülerek kapatılmıştır. Güneyinde mihrap ve yıkılmış
durumda ahşap minberi bulunmaktadır. Mihrabın tahrip olmuş tac kısmı ise boyayla yapılmış bitkisel bezerine
ile süslenmiştir. Kuzey girişinin üzeri ahşapla kapatılarak mahfil oluşturulmuştur. Kilise; Bizans
üslubu özellikleri taşımaktadır.
Mintantoz Kilisesi
Yapım Yılı: Bilinmiyor
Maçka ilçei Ocaklı köyü, aşağı mahallede yer alan kilise, düzgün kesme taştan yapılmış olup, doğusunda
apsisi vardır. 3 sahınlıdır. Her iki tarafta 3'er tane olmak üzere 6 taş sütun tavanı taşımaktadır. Ortada
kubbesi vardır. Ancak yıkılmıştır. 3 apsislidir. Bizans üslubu etkisindeki kilisenin girişinde düzgün bir
taş işçiliği görülür. Ortada giriş çevresinde 3 silmeli ve kademeli bir kapı ile söveye sahiptir. Kapı sövesi
iki kemerle son bulur. Her iki kemer arasında 4 kollu haç vardır. Kemer başlangıcında da palmet motifleri
görülür. Giriş üzerinde; kanatlı kuyruklarından birbirine dolanmış iki yaratık, ağızlarında kartuş tutmaktadır.
Ortada bir haç ve iki yanında ayın hilal ve dolunay şekillerini gösteren simgeler yer alır. Üstte ise boş
bir kitabe yeri vardır. Girişte sağ tarafta 3 pencere, apsislerde de birer pencere bulunmaktadır.
Yan apsislerde büyük ve küçük nişler vardır. Sol apsisteki büyük nişin tac kısmında yarım oyuk küre
bulunmaktadır. Büyük apsisin üst kısmına yuvarlak mazgal pencere yerleştirilmiştir. Bu pencere hac şeklinde olup,
kollar arası boştur. Büyük apsisten yan neflere kemerli geçişler mevcuttur.
Girişte, orta sahındaki beşik tonozlarda büyük daire içinde Hz.İsa'nın portesi ve yanlarda kanatlı melekler
yer almıştır. Hemen girişteki tonozda da daire içinde kesik el betimlenmiştir. Kilisenin sol duvarında ise çok
sayıda betimler bulunmaktadır.
Yazlık Köyü Kilisesi
Yapım Tarihi: Bilinmiyor
Maçka ilçesi Yazlık köyü merkez camisinin batısında, köyün aşağı kesiminde yeralan kilise oldukça tahrip
olmuştur. 3 nefli ve 3 apsislidir. Giriş batıdan olup, üzerinde penceresi bulunmaktadır. Muhtemelen üzeri kemer
tonozluydu. Ancak yıkılmıştır. Duvarlar üzerinde fresk kalıntıları gözlenmektedir.
|
 |
| |
Trabzon Kalesi
Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma
devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler.
MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar,
İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır.
Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine
kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir.
Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir.
|
| |
|
 |
| |
-
Gülbahar Hatun Camii ve Türbesi
-
Kendi adıyla anılan mahallede Atapark'ın güneyinde yer alan bu cami Yavuz Sultan Selim zamanında annesi Gülbahar Hatun
adına 1514 tarihinde yaptırılmıştır. Zamanla, etrafındaki Medrese, İmaret, Mektep, Darü'l-Kurra ve
Türbe ile bir Külliye oluşturmaktaydı. Bugün diğerleri yıkılarak sadece doğusundaki Türbe ayakta kalmıştır.
-
Cami, kare harim üzerine tek kubbe, yanlarda camiye dahil olmuş bulunan birer kubbeli tabhane, 5 kubbeli son
cemaat yeri ile kuzey-batı köşesindeki minareden oluşmaktadır. Kesme taşlardan yapılan camiye kuzey
cephesindeki ana giriş kapısından girilmektedir. Ayrıca, yanlardaki zaviyelere de düz altlıklı sivri sağır
kemerli birer kapı açılmaktadır. Son cemaat yeri altı mermer sütun üzerinde beş kubbeli olup, orta kubbe
köşelikleri mukarnaslıdır. Başlıklar baklavalıdır. Son cemaat duvarına harimden iki alt ve bir üst pencere
açılmaktadır. Cümle kapısı sivri kemerli bir niş içinde basık kemerlidir. Bu kapının üzerinde 1883-1884
yıllarında yapılan onarıma dair bir ayet kitabe yer almaktadır. Bugün son cemaat yeri üç taraftan bir
saçakla çevrilidir. Harimi örten kubbenin köşelikleri pandantiftir. Dışardan on iki (12) kenarlı bir kasnağa
oturur.
-
Rumi taçlı mermer bir mihrap ve mermerden sade bir minberi vardır. Caminin minaresi, bir kenarı ile yan duvara
yapışık sekiz kenarlı bir kaide, sade pabuç, iki sıra ve bir sıra beyaz taşlarla örülen gövdeye sahiptir.
Minarenin şerefesi üç sıra ve iri bademli ve sarkmalı, korkuluk altı köşe kabartmalı ve sağırdır.
|
| |
|
 |
| |
Ortahisar
Fatih Camii (Panaghia Chrysocephalos)
Yapı altınbaşlı Meryem Kilisesi Chrysokephalos olarak adlandırılmıştır. Kuruluşu 914
yılına kadar inmektedir. Bu yapının manastır içerisinde bazilikalı planlı olarak yapıldığı
sanılmaktadır.
Bugünkü planın esası 12. yüzyılda gerçekleştirilmiş olmalıdır. Araştırmacılar yapının 6 esas onarım
devri geçirdiğini belirtmişlerdir. Ana plan Yunan haçı şeklindedir. Üç nefli olan yapının apsisi içten
yuvarlak dıştan çokgendir. Bir iç ve bir dış narteksi vardır.
Kuzey girişi 14. Yüzyılda inşa edilmiştir. Merkezi kubbe pandantiflere oturur ve 12 köşeli
yüksek bir kasnağa sahiptir. Zamanında şehrin baş kilisesi, katedrali olduğu için yapının
süslemesine önem verilmiştir. Freskler bugün sıvanmıştır. Bema duvarlarında ve zeminde opus sectile
tarzında mozayik süsleme yer almaktadır.
Fetihten sonra camiye çevrilmiş ve belki de Fatih, ilk Cuma namazını burada kılmıştır. Fatih Medresesi de
yapıya bitişik olarak kurulmuştur. Türk devrinde caminin esas girişi kuzeye alınmış, güney duvarının
ortasına bir mihrap yerleştirilmiş, minber konulmuş ve minare yapılmıştır.
Mihrap taştan yapılmış olup, süsleme bakımından zengindir. Mihrabı çevreleyen geometrik geçmeli
bordürler, mukarnaslı niş ve alındığındaki rozetler Selçuklu örneklerini hatırlatmaktadır. Ceviz
ağacından yapılmış minber değerli bir sanat eseridir.
Orta Hisar Camii'ne değişik zamanlarda nakışlı süslemeler yapılmış ve kitabeler konulmuştur.
Mihrabın doğusundaki oda 1842 yılında kütüphane haline getirilmiş ve kapısı üzerine bir kitabe
yerleştirilmiştir. |
 |
| |
|
 |
| |
Yeni Cuma Camii (St. Eugenios):
Trabzon'un kurtarıcı ve koruyucu azizi Eugenios'a ithaf edilmiştir. İlk kilisenin ne zaman yapıldığı
bilinmemektedir. Araştırmacılar ilk yapının bazilika olduğunu belirtmektedir. Ayrıca 1291
yılına ait bir kitabe bulunmuştur. Bugünkü yapının 14. Yüzyılda haç planlı olarak inşa edildiği
muhtemeldir.
Yapının bugün narteksi yoktur. Üç nefli ve üç apsislidir. Orta apsis içten yuvarlık dıştan beş
köşelidir. Diğerleri içten at nalı, dıştan yuvarlaktır. Merkezi kubbe doğuda haç biçimli iki ayağa, batıda
yuvarlak iki dorik sütuna pandantifler yardımıyla oturur. Yan neflerin üzeri tonozlarla örtülmüştür.
Bu yapıda da fresk izleri ve zemin mozayiklerinin kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca orta apsisin dışında
kartal ve güvercin kabartmalarına yer verilmiştir.
Trabzon'un fethinden sonra camiye çevrilen yapıya kuzey giriş kısmı ile minare ilave
edilmiştir. Büyük apsisten bir giriş daha açılmıştır. Taştan yapılan mihrap barok
karakterlidir. Minberi ahşaptan yapılmış olup sade bırakılmıştır. Mahfilde iyi
bir ahşap işçilik görülür.
Bu ilavelerden başka caminin içinde çok değerli kalem işi süslemeler vardır.
Pandantiflerin yazıları ünlü hattat Hafız Hasan Rıfat'ın eseridir. Kullanılan diğer
kısımlardaki yazı ve nakışlar yenilenmiştir. |
 |
| |
Akçakale
Trabzon'un 18 km batısında bulunan Akçakale'de denize hâkim bir terasta ilçeye
ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator
Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır.
Trabzon'un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed'in
komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen
Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle
genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur.
Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal
görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin
günümüze ulaşmasını engellemiştir.
|
 |
| |
Cephanelik
İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki
resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde
II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında
yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır.
Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır.
İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer
adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında
ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış
ve 9 Temmuz 1919'da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır.
|
 |
| |
Alaca Han
Büyük İmaret (Hatuniye) camisinin doğusunda yer alır. Yavuz Sultan Selim'in annesi Gülbaharhatun
için 1506 yılında yaptırılmıştır. Türbe iyi bir taş işçiliği gösterir. Sarımsı renkli kesme
taşlardan inşa edilmiştir. Pençerelerinin tahfif (sağır) kemerlerinde olduğu gibi gri taşlar
dekoratif olarak kullanılmıştır. Sekizgen planlı türbe gövde üzerinde yine sekizgen bir
kasnağa sahiptir. Kubbe sekiz köşeli olup kurşunla kaplanmıştır.
|
 |
| |
Vakıf Han
Bedestenin kuzey batısında yer alır. Üç katlı avlulu bir handır.
Birlikte inşa edildiği güneydoğu kısmındaki caminin şadırvanı üzerindeki
kitabeye göre Hicri 1196 Miladi 1781 yılında Hacı Yahya adında bir hayırsever
tarafından yaptırılmıştır. Zemin katın esas girişi doğudandır. Açık avluyu
revak ve arkasındaki odalar çevirir. Birinci katın girişi güneydedir. Bu katta
cephede dört dükkan, şadırvan ve caminin giriş kapısı bulunmaktadır. Avlu etrafında
sıralanan odalar farklı büyüklüktedir. Kuzeyde orta kısımda bir eyvan yer alır.
İkinci katta revaklı avlu odaları ve cami bulunmaktadır. Bu caminin güneydoğu
köşesindeki minaresi yıkılmıştır.
|
 |
| |
Bedesten
Trabzon çarşısının merkezinde yer alan şehrin en eski ticaret yapısıdır.
Dıştan 20.60 x 22.60 m boyutlarıyla kaleye yakın dikdörtgen planlıdır.
Türk Bedestenleri içerisinde tek kubbeli olan tek örnektir. Ayrıca yapı
Gülbaharhatun Vakıfları arasında gösterilmiştir. Bunun için yapının fetihten
sonra 15. yüzyılın sonlarında yapıldığını söyleyebiliriz.
|
 |
| |
Taşhan
Osmanlı dönemi avlulu, iki şehir hanlarının güzel bir örneğidir. Kaynaklara göre 1531-1533
yılları arasında Trabzon Valisi İskenderpaşa tarafından yaptırılmıştır. Muhtelif zamanda
yapılan onarımlarla günümüze gelmiştir. Kuzey cephesine geç devir dükkanları eklenmiştir.
Duvarlar düzgün yontu taştan yapılmıştır. Revak kemerleri ve tonoz örtü tuğladır.
Önceleri alaturka kiremit kaplı çatısı 1980 yılındaki onarımda beton mozaik olarak değiştirilmiştir.
|
 |
| |
Çakıroğlu Konağı
Trabzon'un Of ilçesi'nin Sarıağaç köyünde bulunan konak İsmail ağa tarafından H.1237 (1821)
yılında yaptırılmıştır. Konağın zemin katı kesme taş olup, kış odası, kiler ve ambar
burada yeralmaktadır. Ahşap Bağdadi kaplamalı ikinci kattaki oda sayısı tam olarak bilinmemektedir.
Çakırağa konağı, 1979 yılında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce onarılarak günümüze kadar ulaşmıştır.
|
 |
| |
Kundupoğlu Evi
Yarımbıyıkoğlu evinin güneyinde yer alır. Sadece bir kısmı ayakta kalmıştır. Zamanında dar
sofalı planlıydı. Bugün onarılan fevkani, üst oda alçı, ahşap oyma ve kalem işi süslemelere
sahiptir. 18. yüzyıla tarihlenmektedir.
|
 |
| |
Memişoğlu Konağı
Sürmene ilçesinin 4 km. doğusunda ana yolun üzerinde yer almaktadır.
İki katlı büyük bölümü taştan yapılmış ve ahşap işçiliği ile ünlüdür.
Yapılış tarihi bilinmemekle birlikte 18. Yüzyıla tarihlenmektedir.
|
 |
| |
Yarımbıyıkoğlu Konağı
Pazarkapı Mahallesinde Kundupoğlu sokaktadır. 2 katlı dış sofalı planlı bir evdir. Kötü
onarımlarla süsleme özelliklerini yitirmiştir. Kitabesinden 1706 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
|
 |
| |
-
Ortahisar Evleri
-
Eski Türk evlerini ön plana çıkartan en önemli unsur geleneksel mimari tarzındaki fonksiyonellik ve estetiktir.
Bu evler bir yandan kentsel konumları ile diğer yandan mimarileriyle dikkate değerdirler. Eski Türk evleri
yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün günümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır.
Orta Mahalle Evleri
Anadolu'nun kimi bölgeleri "Örnek Evler" niteliğini taşıyan yerleşme örnekleri açısından günümüze kadar
önemli değişiklikler geçirmeden gelebilmiştir. Bu yerleşmeler arasında Akçaabat-Orta Mahalle Evleri Karadeniz
Bölgesinde en önde gelenlerden birisi olarak sayılabilir.
|
|
 |
|
 |
 |
|