|
|
 |
|
|
|
 |
 |
|
|
Sümela Manastırı
Trabzon'un Maçka İlçesinin Altındere Köyü sınırları içinde, Altındere
vadisine hakim Karadağ'ın eteklerinde sarp bir kayalık
üzerine kurulmuş olan Sumela Manastırı, halk arasında
"Meryem Ana" adı ile anılır. Vadiden yaklaşık 300 metre
yükseklikte bulunan yapı, bu konumuyla manastırların şehir
dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma
geleneğini sürdürmüştür.
Meryem Ana adına kurulan manastırın "Sumela" adını "siyah" anlamına
gelen "melas" sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin
manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar'dan geldiği
düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem
tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir.
|
 |
|
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
-
Ayasofya Müzesi
-
Günümüzde müze olarak kullanılmakta olan Trabzon Ayasofya Kilisesi, 1. Manuel
Komnenos zamanında (1238-1263) inşa edilmiştir.
Fatih Sultan Mehmet'in 1461 yılında Trabzon'u fethini takiben yapı, camiye
çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. Ayasofya, yüzyıllar boyunca şehri
ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların ilgisini çekmiştir.
Trabzon üzerine anlattıkları ile ünlü Evliya Çelebi (1648), Pitton
Tournefort (1701), Hamilton (1836), Texier (1864), Trabzonlu Şakir
Şevket (1878) ve Lynch (1893) yapıya önem veren kişiler arasındadır.
1868 yılında harap durumda olan caminin Bursa'lı Rıza Efendi'nin teşvikleriyle yeni baştan onarıldığı bilinmektedir.
Bina I. Dünya Savaşı yıllarında sırası ile depo, hastane daha sonraları yine cami olarak kullanılmıştır.
1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel
Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi'nin işbirliği ile restore
edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır.
Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği olan yapı, kare-haç planlıdır ve
yüksek bir merkezi kubbeye sahiptir. Nartex denilen giriş holüne
sahip olan bina üç neflidir. Neflerden ortadaki beşköşeli,
yanlardakiler ise yuvarlak birer apsisle son bulmaktadır. Nartex' in
üzerinde şapel vardır.
Yapının kuzey, batı ve güneyinde üç revaklı giriş bulunmaktadır.
Kubbe ve kasnağı oniki köşelidir.
Kubbe monoblok dört mermer sütun, kemerler
ve pandantiflerle taşınmaktadır. Yapı ana kubbenin etrafında değişik
tonozlarla örtülmüş, çatı farklı yükseklikler verilerek kiremitle
kaplanmıştır.
Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde Hıristiyan sanatının yanı sıra
Selçuklu Dönemi İslam sanatının da etkileri görülmektedir. Kuzey ve
batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri
içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler
Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır.
Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem'le Havva'nın yaratılışı
kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır.
1.Sahnede;
Adem ile Havva' nen yaradılışı
-
2.Sahnede;
Adem ile Havva'nın cennette yaşayışları
-
3.Sahnede;
Yasak elma
-
4.Sahnede;
Adem ile Havva'nın cennetten kovuluşları
-
5.Sahnede;
İlk cinayetin tasviri (Kabil'in Habil' i öldürmesi) tasvirleri yer
almaktadır.
-
-
Yine bu cephede kemerin kilittaşı üzerinde Trabzon'da 257 yıl hüküm süren
Komnenosların sembolü olan tekbaşlı kartal motifi bulunmaktadır.
Benzer bir kartal tasviri ana apsisin dışında doğu tarafta yer alır.
Bu cephede, kentaur - grifon gibi mitolojik varlıklar, güvercinler,
merkezlerinde yıldız ve hilal bulunan kare panolar, içleri bitkisel
motifli madalyonlar yer almaktadır.
-
Yapının ana kubbesinin altına rastlayan kısmında opus-sectula tarzında çok
renkli mermerden yapılmış bir yer mozaiği bulunmaktadır.
|
 |
| |
|
| |
-
Atatürk Köşkü
-
Köşk, 19. yüzyıl başlarında Trabzon'a hakim Soğuksu Sırtlarında Konstantin
Kabayanidis tarafından yazlık olarak yaptırılmıştır. Avrupa ve
Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan binada büyük ve
gösterişli Avrupa simgeleri kullanılmıştır. Bununla birlikte
Köşkün dış cephesinde taş işçiliği kullanılmış olup, bahçesi çam
ağaçlarıyla çevrilidir. İç cephede tuğla kullanılmış merdivenler
ahşap ve korkulukludur. Katlarda karo kullanılmış ve tavanlar
ampir tarzda alçı süslemelidir. Su ve ısı tesisatı ise zamanın
ileri teknolojisiyle döşenmiştir. Atatürk Köşkü, bodrum katıyla
birlikte 4 katlı tesçilli bir yapıdır. Giriş katında oturma
odası, dinlenme odası, yemek odası ve misafir odası
bulunmaktadır.
Kattaki mekanlara geçit veren giriş katı salonunda Atatürk' ün 15 Eylül
1924 tarihi akşamı Belediyece verilen yemekte yaptığı
konuşmalarının metni asılıdır. Salonun ortasında bilardo masası
bulunur. Tavana asılı porselen gövdeli avize Nemlizade Konağı' ndan
temin edilmiştir. Salonun kuzey girişindeki dinlenme
odasında büyük önder mal varlığının büyük bir bölümünü millete
armağan etme kararını imzalamıştır.
Birinci katta çalışma odası, büyük yatak odası, bekleme odası ve toplantı
odası vardır. Bu odalara geçit veren salon duvarlarında
Atatürk'ün değişik yurt gezilerine ait fotoğrafları ve bizzat
kendi kurşun kalem işaretlerinin bulunduğu Türkiye haritası
bulunmaktadır. İkinci katta ise salon ve salona açılan iki oda
bulunmaktadır.
Büyük önder Atatürk Trabzon'u üç kez ziyaret etmiştir. Atatürk Eylül 1924
tarihinde Trabzon'a ilk ziyaretini gerçekleştirdi. 15 Eylülde
Trabzon Belediyesi'ne ve 3. Genel Müfettişliği ziyaretlerinden
sonra Soğuksu' ya gezi amaçlı götürülmüş ve burada dinlenmek
için durmuştur.
Atatürk ikinci kez Kasım 1930'da Trabzon'u tekrar onurlandırdığında Köşk'te
ağırlanmış ve çok memnun kalmıştır.
Büyük Önder Haziran 1937 tarihinde Trabzon'u üçüncü kez ziyaretlerinde
kendisi için hazırlanan Köşkte iki gece kalmıştır. 11 Haziran
gecesi Köşk'te bütün mal varlığını, canından çok sevdiği Türk
Ulusuna armağan etme kararı almış olan Atatürk mal varlığının
bir listesini hazırlayarak gereğinin yapılması için Başbakan' a
göndermiştir.
Atatürk Trabzon'daki Köşk' ten mal varlığını milletine adarken şöyle
diyordu: "İnsanın serveti manevi kişiliğinde olmalıdır. Mal ve
mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime vermekten ferahlık
duyuyorum."
Bilinmeyen bir sebepten dolayı Soğuksu'daki Köşk Türk Ulusuna armağan edilen
mal varlığı listesinde yoktu ve ölümünden sonra kız kardeşi
Makbule BOYSAN' a kaldı.
8 Temmuz 1942'de Trabzon Belediyesi BOYSAN'dan Köşk'ü 10.000 lira
karşılığında satın almıştır. Trabzon İcra Memurluğu tarafından
binanın yevmiyesi yapılmış ve aynı yıl Köşk halka açık müze
haline dönüştürülmüştür. Atatürk Köşkü Trabzon'a gelen
ziyaretçilerin çoğunluğu tarafından ziyaret edilen tarihi bir
mekandır. |
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
-
Cevdet Sunay Müzesi
-
Çaykara İlçesine 21 km. uzaklıkta bulunan, Çaykara-Sultan Murat Yaylası
yolu üzerindeki Ataköy beldesindedir.
-
1900 yılında Ataköy'de doğan, Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin 5.
Cumhurbaşkanlığı ve Kontenjan senatörlüğü yaptıktan sonra 1982 yılında
ölen İlimizin yetiştirdiği devlet adamı Cevdet SUNAY'ın doğduğu ev, restore edilerek
2001 yılında Cevdet Sunay Evi-Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.
-
Yapı iki katlı tipik bir köy evi olup dış duvarları kesme taştan, iç bölmeler ahşaptan
yapılmıştır. Alt kat depo olarak kullanılmaktadır. Müze olarak düzenlenen zemin katın doğu-batı
istikametinde iki kapısı vardır.
-
Girişte geniş bir salon yer almakta olup, geleneksel köy evinin oturma mekanı olarak
aslına uygun biçimde düzenlenmiştir. Duvarlar Cevdet SUNAY'ın yaşamından
kesitleri yansıtan fotoğraflarla dekore edilmiştir.
-
Çalışma odası olarak düzenlenen mekanda; Cevdet SUNAY'ın kitapları,
fotoğrafları, şilt, berat ve diğer belgelerle birlikte çalışma masası ve koltuklar
yer almaktadır.
-
Yatak odası, kendi kullandığı karyola, komidin ve diğer özel eşyalarla,
misafir odası da yine kendisine ait özgün eşyalarla düzenlenmiştir.
-
Cevdet Sunay Evi-Müzesi; gerek burada sergilenen birbirinden kıymetli özel
eşyaların gerekse Sultan Murat Yaylası Yolu üzerinde bulunan Ataköy'ün doğal
güzelliklerinin yakından görülmesi ve hissedilmesi açısından görülmeye değer bir yerdir.
-
Cevdet Sunay Evi-Müzesi Pazar günü hariç haftanın diğer günlerinde ziyarete açıktır.
|
 |
| |
|
| |
|
| |
|
 |
| |
-
Trabzon Müzesi
-
Trabzon Müzesi olarak düzenlenen konak, Zeytinlik Caddesinde 1900'lü (1898-1913)
yılları başlarında Banker Kostaki Teophylaktos tarafından büyük programlı
konut olarak yaptırılmıştır. Konağın mimarlarının ismi tespit edilememiştir.
Ancak mimarlarının İtalyan olduğu belirlenen yapıda kullanılan bir çok
malzemenin İtalya'dan getirildiği bilinmektedir.
Kostaki Teophylaktos 1917 yılında iflas edince, bu yapıyla birlikte bütün mal
varlığına haciz konulmuş ve konak Nemlioğlu ailesi tarafından satın alınmıştır.
-
-
Milli Mücadele yıllarında karargah binası olarak kullanılan yapı, 1924 yılında
Atatürk'ün Trabzon'u ilk ziyaretinde konaklaması için düzenlenmiştir.
Atatürk ve eşi Latife Hanım be beraberindekiler 15-17 Eylül 1924
tarihlerinde bu konakta kalmışlardır.
Ülkemizin sayılı sivil mimarlık örnekleri arasında yer alan, yaklaşık
1500 m 2 kullanım alanı olan konağın bodrum kat hariç tüm kat duvarları tamamen kalem işi bezelidir.
Konak müzeye çevrildikten sonra bodrum katı arkeolojik eserler bölümü olarak
düzenlenmiştir. Arkeolojik eserler bölümünde Erken Tunç Döneminden Osmanlı Dönemi
sonuna kadar taş, pişmiş toprak, metal, cam vb eserler sergilenmektedir.
-
-
Kronolojik sıraya göre düzenlenen arkeolojik eser seksiyonları dört mekandan oluşmaktadır.
Giriş salonu olarak kullanılan birinci mekanda; 1997 yılında Trabzon Tabakhane Mevkiinde
Trabzon Müze Müdürlüğünce yapılan kurtarma kazısında çıkarılan, M.S. 2. yüzyılla
tarihlenen Roma Dönemi Bronz Hermes heykeli sergilenmektedir. Heykel Müzenin en
önemli eserleri arasında yer almakla birlikte normal insan boyutundadır. Bu mekanda
ayrıca aynı kazıda çıkarılan mermer tapınak buluntularına, Roma Dönemi mermer mimari
parçalar ve Osmanlı Dönemi Mermer Mimari parçalar yer almaktadır. Bunun dışında arkeolojik
eser seksiyonlarında giriş salonunun sağında kalan;
-
-
1.Bölümde Eski Tunç, Urartu, Demir Çağı, Hellenistik ve Roma Dönemi Eserlerin yanı
sıra yine müzenin önemli eserleri arasında yer alan Asur Dönemi silindir mühür sergilenmektedir.
-
-
2.Bölümde yine Roma ve Hellenistik Dönem bronz, pişmiş toprak ve cam eserlerin ve Roma Dönemi
sikkelerin teşhiri yapılmıştır.
-
-
3.Bölümde Bizans Dönemi sikkeler, ikonalar ve Osmanlı Dönemi objelere yer verilmiştir.
-
Konağın giriş katı diğer bölümlere nazaran daha yoğun kalem işi süslere sahiptir.
Bu kattaki bazı odalarda halen orijinal ipek duvar kağıtları da yer almaktadır.
Kat kısman orijinal mekanlara da bağlı olarak konak teşhir bölümü olarak düzenlenmiştir.
Bu bölümde sağdan sola doğru oturma odası, çalışma odası, gündüz oturma salonu, yemek odası,
oyun odası seksiyonları yer almaktadır. Katta ayrıca günümüzde ziyaretçi bekleme salonu ve
kafeterya olarak düzenlenen eğlence salonu yer almaktadır. Dönemin eğlence salonu, müzik dinletisi,
konferans vb. amaçlarla da kullanılan salonda Barok üslubun yoğun izlerini taşıyan loca (balkon)
bölümü bulunmaktadır. Salon günümüzde sergi salonu olarak ta kullanılmaktadır.
-
-
Giriş katına göre daha sade olan birinci kat etnoğrafik eserler seksiyonu olarak düzenlenmiştir.
Bu katta, İslami eserler, silahlar, yazma eserler, dokumalar, takılar, giysiler gibi bölümlerin
yanında; T.C. 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay seksiyonu ve Büyük Önder Atatürk'ün yatak odası düzenlenmiştir.
1924 yılında Atatürk'ün kaldığı yatak odasının mobilyaları konağın ikinci sahipleri Nemlioğulları'ndan
sergilenmek üzere satın alınmıştır.
-
Konağın asma katı Trabzon Müzeler Müdürlüğü olarak düzenlenmiş olup, idari kat olarak kullanılmaktadır.
-
-
Trabzon Müzesinde kullanılan süsleme ve mimari tarzı 19. yüzyıldan itibaren, Osmanlı
İmparatorluğunun geleneksel sanat etkilerinden uzaklaşıp Avrupa'da geçmişi yaklaşık
olarak yüzelli yılı bulan Barok rokoko üslubudur. Saray Mimarilerinde
kullanılan bu üslupların şayana değer bir ustalıkla kullanılması, konağın
Trabzon'da tek olmasıyla dikkati çekmektedir.
|
 |
| |
|
|
 |
 |
|
|
 |
-
Trabzonspor Müzesi
-
Maraş Caddesi Halkevi
Sokak'taki Sadri Şener
Sosyal Tesisleri Binası'nın
2.katında yer almaktadır.
Trabzon'un özgün tarihi
eserlerinden biri olan
binadaki müze barındırdığı
kupalarla Türk futbol
tarihinde önemli bir yere
sahip olmasının yanında
Cumhuriyet Dönemi
Trabzonspor tarihinin de
belleği konumundadır.
Geniş bir salonda sergilenen eserler
içinde kendi kategorisinde tek ve
özgün kupalar yer almaktadır.
Girişte soldan itibaren kronolojik
bir sırayla yerleştirilmiş olan
kupa, şilt ve beratların her biri
kendine özgü anıları yaşatmaktadır.
Müzenin es eski belgesi İdmanocağı
Kulübü'nün kurulmasına dair 1921
tarihli Osmanlıca berattır. 1927
tarihinde Mustafa Kemal tarafından
İdmanocağı Kulübü'ne verilmiş olan
büst ve bayraktan sonra Türkiye
İdman Cemiyeti İttifakı tarafından
1924 yılında aynı kulübe verilen
mıntıka birinciliğine dair kupa yer
almaktadır. Bu bölümde, 1967
tarihinde birleşerek Trabzonspor
Kulübü'nün kuruluşunu sağlayan
İdmanocağı, İdmangücü, Karadenizgücü
ve Martıspor kulüplerinin başta
futbol olmak üzere, yüzme, güreş,
kürek, gülle atma ve atıcılık
dallarında aldıkları madalya, şilt
ve beratlar sergilenmektedir.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
| |
Müzede en ilginç kupa ise 1958
yılında Türkiye Amatör Futbol
Şampiyonası'nda Trabzon
İdmanocağı'nın kazandığı yarım
kupadır. Futbol Federasyonu
tarafından 1958 yılında düzenlenen
Türkiye Şampiyonası Finalleri'nde
Ankara Havagücü takımı ile Trabzon
İdmanocağı takımlarının puanlarının
ve averajlarının aynı olması ve her
iki takımın da ayrı bir maç yapmayı
kabul etmemelerine üzerine Futbol
Federasyonu iki takımı da şampiyon
ilan etti ve kupa ortadan ikiye
bölünerek her iki takıma da yarımşar
olarak verildi. Şimdi kupanın yarısı
Trabzonspor Müzesi'nde, diğer yarısı
ise Ankara Havagücü Müzesi'ndedir.
Müzeyi süsleyen diğer ilginç ve
özgün kupa ise; 1965 yılında
İdmanocağı ve Beşiktaş arasında
oynanan ve İdmanocağı'nın 1-0
kazanarak aldığı Türkiye Kupası ile
bu maçta 22 kişinin peşinden
koşturduğu toptur. |
 |
|
 |
|
 |
 |
|