|
|
 |
|
|
 |
 |
Sinop ili Karadeniz Bölgesi'nde, batı Karadeniz Bölümü'nün en doğu kesiminde yer alır.
Adının Amazon tanrıçası Sinope'den geldiği sanılmaktadır. En önemli
özelliği, Anadolu Yarımadası'nın kuzeyde Karadeniz'e doğru en fazla
sokulduğu kesimin Sinop ili sınırları içinde olmasıdır. Sinop
Yarımadası'nın orta-kuzey ucundaki İnceburun, Anadolu'nun en kuzey
noktasını oluşturur. Başkent Ankara'ya yaklaşık 450, İstanbul'a 700 km
uzaklıktadır.
Cumhuriyetin başında Kastamonu'nun bir ilçesi olan Sinop, daha sonra il haline geldi. Başlıca
geçim kaynakları balıkçılık ve turizmdir. Ancak turizm mevsiminin kısa
sürmesi nedeni ile turizmden ciddi bir girdi alamamaktadır. Sinop'ta
özellikle deniz turizmi ön plana çıkmaktadır. Sinop'ta turizm bakımından
önemli merkezler Akliman, Sülük Gölü, Karakum(Nisiköy), tarihi
merkezler, Sarıkum ve şehir merkezine bakan plajlardır.
Şehir merkezindeki en bilinen yapı tarihi Sinop Cezaevidir. Bu binanın yanında Alaattin Camii,
Pervane Medresesi, Paşa Tabyaları, Balatlar Kilisesi ve Serapis Tapınağı
şehrin diğer tarihi merkezleridir. |
|
|
| |
|
 |
| |
Sinop, Anadolu 'nun kuzey yönde uç noktası olan İnce Burun 'a doğu yönde bağlanan Boztepe
Burnu berzahında bir kale-şehir olarak kurulmuş ve tarih boyunca doğu
yönde gelişmiştir. Tarih boyunca kale dışına pek taşmayan şehir bir
liman kenti özelliği taşır. Berzahın kuzey doğusundaki dış liman
fırtınalara açık olduğu ve denizcilik bakımından kullanışlı sayılmadığı
halde, Antikçağ 'da daha çok bu limanın kullanıldığı bilinir. Zamanla
kum dolan ve kullanılamaz hale gelen bu limanı berzanın
güney-doğusundaki iç limana aynı dönemde bir kanal bağlardı. Bu kanal,
Selçuklular döneminde kapatılmıştır. Şimdi ise tekrar böyle bir kanal
açmak için projeler yürütülmektedir.
Yarımadanın güney yönündeki içliman ise rüzgarlara kapalı konumuyla ve sakin deniziyle
güney Karadeniz 'in en önemli limanıydı. Bu özellikleri yüzünden
"Akdeniz" ismini almıştır. Tarih boyunca işlek bir liman yaşantısı ve
tersane faaliyeti bu limanda gerçekleşmiştir. XIX. Yüzyıla kadar tamamen
ayakta duran surlardan ise günümüze büyük bir kısmı kalmıştır ve
yıkıntılarından rekonstrüksiyonu yapılabilir. Şehrin gelişimi sürekli
olarak doğu yönde, Boztepe Burnuna doğru olurken, kuzeydeki Akliman ve
Anadolu yönünde bir kaç azınlık yerleşmesinden başka bir yerleşim
olmamıştır. Doğudaki yarımada ise gittikçe sarplaşmakta, Hıdırlık
tepesinde 187 metre yüksekliğe ulaşmakta ve nihayet deniz yönünde dik
yarlar ile kuşatılmaktadır. Bu durumda şehrin deniz yönünden ve
berzahtan zaptedilmesi imkansız olmaktadır. |
 |
| |
|
|
 |
|
Antik çağdan beri parlak ve yoğun bir ticari ve kültürel yaşantıya sahip olan
Sinop, bu niteliğini Bizans, Selçuklu, Candaroğlu ve Osmanlı yönetimlerinde de
sürdürmüş, ayrıca kale ve tersanesi ile bölgenin en önemli askeri
üslerinden biri olmuştur. Bu durumunu Sinop Baskını 'ndan sonra kaybetmeye başlayan
kent, sur dışına güneydoğu yönde azınlık yerleşmeleri ile batıya doğru ise
yönetim ve eğitim gibi kamu hizmetleri yerleşmesiyle çıkmıştır. Ulaşım
şebekesi olarak Antikçağ 'dan beri geometrik yapısını koruyan Sinop 'un
ulaşım omurgasını, Boyabat yolu ile bu yolun şehir içindeki devamı olan Sakarya,
Cumhuriyet ve Fatih caddeleri oluşturur. Bu eksendeki en önemli dikey
bağlantı, Valilik ve Belediye önünden geçen Gazi Caddesidir. Sinop'un
merkez nüfusu yaklaşık 30000'dir. Ancak işsizlik nedeniyle nüfusu artış
göstermemektedir. |
|
 |
|
Fotoğraflar Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü -
ghf |
 |
|
 |
|
 |
 |
|