|
|
 |
|
|
|
 |
 |
Helenistik dönemde, Amasya’yı İÖ.333 den İÖ.26 ya kadar
başkent olarak kullanan Pontus Krallarına ait olan Kral kaya
Mezarları, Harşena Dağının güney eteklerine, kalker kayalara
oyularak yapılmıştır. Hatuniye Mahallesinin dar
sokaklarından ve tren yolunu geçerek çıkılan mezarların
arasında, kayaya oyulmuş yollar ve merdivenler
bulunmaktadır. Yeşilırmak Vadisi boyunca, irili ufaklı 21
mezar olduğu bilinmekle birlikte bunlardan sadece birkaç
tanesi günümüze gelebilmiştir. Kaya Mezarlarının içlerinden
çok, arkalarına oyulmuş geçitler dikkat çekicidir. Bu
bölgedeki büyük mezarlardan birinin yanında, nehre kadar
uzandığına inanılan bir tünelin başlangıcı bulunmaktadır.
Kalker kayalara oyularak yapılan bu mezarlar yapı ve
büyüklükleri itibarıyla kente hakim bir noktadadırlar.
Kral Kaya Mezarlarının en büyüğü, galeri ve merdivenlerle
çıkılan, batı yönündeki en son mezardır. Bu mağaranın
yüksekliği 15m, genişliği 8m, derinliği ise 6m dir. Mezar
odasına girişi, diğer mezarlardaki kapılardan daha
yüksektir. "Büyük Kral Mezarı" olarak da adlandırılan
mağara, cephe itibariyle pek çok tahribata uğramıştır. |
 |
| |
|
 |
| |
Kızlar Sarayı
üzerinde yer alan
üçlü kral mezarı
birbirine çok yakın
oyulmuştur. En solda
yer alan mezar,
ortadaki mezar
sahibini gölgede
bırakmak amacıyla ön
plana çıkarılmıştır.
Kızlar Sarayının alt
kısmında ve
Demiryolu tünelinin
hemen üzerinde
bulunan mezar da,
diğerleri gibi, blok
kaya oyularak
yapılmıştır. Diğer
kaya mezarlarından
farklı olarak,
etrafı oyulmamıştır.
Ayrıca mezar odasına
çıkmayı
kolaylaştıracak taş
merdivenler de
yapılmamıştır. Mezar
odasının sağ ve sol
kenarlarında yapılan
sütunlar daha sonra
kırılmıştır.
Mağaraların
bütününde görülen
kapaksız, 2-3 metre
arasında değişen
yükseklikte, kapıya
benzeyen girişler,
bu mağaraların ortak
özelliğidir.
Mağaraların etrafı
geniş biçimde boş
bırakılmasının amacı
da, bazı mezarların
tavaf edilmesi,
bazılarında da
kayalardan sızan
suların hava ile
temasını ve mezar
odasının korunmasını
sağlamaktır. |
| |
|
 |
| |
Kral Kaya Mezarları bazı dönemlerde hapishane ve
cezalandırma mekanı olarak da kullanılmışlardı. Örneğin VI.
Mithridates, kendisi ile yapılan barış görüşmelerinde zorluk
çıkaran Romalı elçileri, Demiryolu geçidinin hemen üzerinde
yer alan mezara hapsetmiştir.
1075 te Amasya’yı fetheden Melik Ahmed Danişmend Gazi,
mezarların içindeki Pontus devrinden kalma gömüleri
kaldırtmış. Yine o dönemde, Hıristiyan keşişlerin bu
mağaralarda inzivaya çekildikleri bilinmektedir.
|
|
 |
|
 |
 |
|