|
|
 |
|
|
 |
 |
-
Düzce ilinde bulunan yaylalar klasik Karadeniz yaylaları niteliğindedir.
Çoğunda göletlerin bulunduğu yaylalar, pırıl pırıl buz gibi
kaynaklarıyla, el dokunmamış ormanlarıyla ve yemyeşil düzlükleriyle
insanlara ferah ve temiz bir ortam sunmaktadır.
|
| |
-
Topuk Yaylası
-
Düzce’den ayrılıp Bolu Dağı rampasına tırmanmaya başlayıp, Kaynaşlı’dan
Bakacak Mevkii’ne geliniyor. Yolun sağ tarafında İsmail’in Et Lokantası var.
Bu lokantanın köşesinden içeri giren kenarları fındık ağaçları ile çevrili asfalt
yolu kullanarak virajları çıkmaya başladıkça, Bakacak sırtlarından görülen
manzara oldukça etkileyici biçimde gözler önüne seriliyor. Seyir Tepesi sonrası
yol ikiye ayrılıyor. Sola, Dipsiz Göl Köyü’ne ayrılan yol takip ediliyor.
-
Ormancılık,
hayvancılık, arıcılık ve Bolu Dağı tesislerinde çalışanların konakladığı köy çam balı,
kestane balı ile de anılıyor. Köy içinden geçip önce sola sonra Topuk Yaylası’na doğru
sağa dönülüyor. Yolun iki yanı kayın ağaçları ile kaplı gözleriniz yeşile doyuyor. Orman
denizinde Bolu Dağı’nın batı eteklerinde ilerlerken, Bıçkıyanı Köyü tepelerden görünüyor.
Birkaç ahşap köy evi göz okşuyor. Toprak yol yöresel bitki örtüsü kendini hissettirmeye başlıyor.
-
Nisan, mayıs aylarında ormanda yetişen, bir tür gövde ve kök bitkisi olan kaldiriki
toplayanlar bahçelerinde odun ateşinde koca tencerelerde haşlayarak pişiriyorlar.
Turşusu kuruluyor, soğanla kavruluyor, yumurtalısı yapılıyor ya da sade yeniyor.
Mevsiminde çiğ olarak Düzce’de pazarda da satılıyor, lezzeti seviliyor, iştah açıyor.
Mor renkli orman gülleri, çam ormanı içinde gözünüzü okşarken havanın temizliği, kokusu
fark ediliyor. Nefes aldığınızı bile unutuyorsunuz.
Bu yörelerde 4–5 saatlik uyku kâfi gelir, kendiliğinden uyanırsınız diyorlar. Yaz ve bahar
aylarında kullanılabilir hafif tozlu yol, araçla ve motosikletle gezi imkânı veriyor.
Yörenin yerlileri kışın 2 m. kar olur diye uyarıyorlar. Yüksek tepede gece soğuk olduğu
için sinek olmaz diye sözlerine artı bir avantaj ekliyorlar.
|
 |
 |
 |
|
 |
| |
 |
 |
| |
-
Kütüklü Yaylası
-
Göletin arkasından geçip orman içine giren yol Kütüklü
Yaylası`na uzanıyor. Bu bölümler biraz daha bozuk olsa da
geçilmez değil.
Ağaç gövdelerinde sincapların biraz küçüğü olan çökelezler
görülüyor. Yolun sol tarafı Bolu, sağ tarafı Düzce iline
ait.Yayla evlerinin bazılarını doktorlar kullanıyor, hafta
sonu tatillerinde şifalı bitki topluyor, piknik yapıyorlar.
Bazılarında, astım, damar sertliği, şeker hastaları yaşayıp,
şifa buluyorlar.
Bunlar arasında Almanya`dan gelip rahat bir kış geçirmek
için yaz mevsiminde 3 ay kalanların sayısı da az değil. Uzun
boylu ağaçlar gökyüzüne dek uzanıyor. Sakarca Yaylası`na
doğru yol alırken, içtikçe acıktıran, hazım yaptıran pınar
suları sizleri bekliyor.
|
| |
|
 |
| |
-
Sakarca Yaylası - Yanıklık Köyü
-
Bir kısmı Bolu bir kısmı Düzce’ye ait yaylada rakım 1000 m.
Doğusunda çam, batısı kayın ormanı bulunan yayla aralıksız
kekik kaplı. Hayvanlar doğal olarak bu ortamda otluyor,
kekikler hayvanların etine sinip tadını etkiliyor. Yayla
temmuz ayında kekik ve yayla çiçeği kokusundan geçilmiyor.
Kekiği her yerde kullanıyorlar, yapraklarından çay demliyor,
fasulye ezmesine karıştırıp adına Agut deyip, yiyorlar.
Yayla daha önceleri Bolu’ya bağlıymış. Abdurrahmanoğlu
İsmail Çuburoğlu 1932’de yaylaya ilk yerleşen kişi olmuş.
Yayla köylüleri, yaylaya gelenlerin peynir, süt, yoğurt, köy
ekmeği ile piknik yapabileceklerini dile getiriyorlar.
Tavuk, civciv yetiştiremiyoruz, sansar hepsini boğuyor diye
yakınıyorlar. Yanıklık Mevkii’nde geyiklerin görüldüğünü,
tepedeki tuzlakta (yabani hayvanların tuz ihtiyacını
karşılamak için yaladıkları kayalıklara köylüler tuzlak
adını vermiş.) tavşanların çıkıp oynadığını, doğanın bekçisi
olduğunu, avlanmanın yasak olduğunu vurguluyor. Sakarca
Yaylası’ndan ayrılıp Karadikmen Yangın Gözetleme Kulesi’ne
geliyoruz. Düzce’ye hâkim bir tepede yer alan kule
çevresinde küçük bir havuz ile çeşme ve odun masalar var. Bu
yüksekliğe bile piknik için gelen ailelerin olduğu
vurgulanıyor.
|
| |
|
 |
| |
-
Kardüz Yaylası
-
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ne uygun özellikte olan Kardüz Yaylası,
Düzce ve çevresinin en yüksek tepelerinden birisi olup, kış turizmine
ve çim kayağına uygundur. Gölyaka ilçesine TEM otoyolu ve D-100 karayolu
ile ulaşmak mümkündür ve merkeze 30 km. uzaklıktadır. Yayladan Düzce Ovası,
Kalıcı Konutlar (Deprem Evleri) ve Karadeniz rahatlıkla görülebilmektedir.
Her yıl geleneksel olarak Kardüz Yayla şenlikleri yapılmaktadır.
|
| |
|
 |
| |
-
Odayeri Yaylası
-
Odayeri bölgesi ormanları içinde olan Odayeri Yaylası, 1200m. rakımlıdır.
Abant Gölü'ne bağlantılı ulaşımı ile yayla, yerleşim olarak çeşitli
etkinlikler için yararlanılabilir. Çevredeki yaylaarın en ünlüsü olup
her yıl izcilerin kamp yaptığı ve gençlik turizmine açılacak uygun
mekanların olduğu bir yayladır. Yöre halkı tarafından her yıl tanıtım
amaçlı olarak Odayeri Şenlikleri yapılmaktadır.
Düzce merkez'e 28 km. uzaklıktadır.
|
| |
|
 |
| |
-
Pürenli Yaylası
-
Şehir merkezine 28 km. uzaklıkta olan Efteni Gölü ve Güzeldere
Şelalesi yolundan ulaşılabilen Pürenli Yaylası, Doğanın coşkusunun
renk cümbüşüyle kaynaştığı, Su seslerinin kuş sesleriyle karıştığı
bir yaylalar bütünüdür. Mudurnu ile sınır olan yayladan Abant'a,
Odayeri Yaylası'na, Samandere Şelalesi'ne ve Kardüz Yaylas'ına
ulaşmak mümkündür. Gençlik kamplarının da yapıldığı bir mesire
yaylası olan Pürenli'de yöre halkı tarafından geleneksel yayla
şenlikleri düzenlenmektedir. Pürenli Yayla bütününde bulunan
Büyük Balıklı Yaylaları doğal güzelliklerin yanı sıra çim kayağı
yapmaya da çok uygundur.
|
| |
|
 |
| |
-
Koca Yayla - Şehir Yayla
-
Abant'a 7 km. mesafede olan Kocayayla, Düzce Merkez, Samandere Şelalesi,
Kocayayla Göleti üzerinden Abant'a ulaşabilen en kısa mesafedir.
Mudurnu ormanları ile Düzce ormanları arasında Tabiat Parkı olarak
değerlendirilebilecek olacak olan Kocayayla 1200 metre yüksekliktedir.
Kocayayla alt yapısı hazırlandığı takdirde, Sportif balıkçılık,
Günübirlik piknik, Kampçılık ve kısa dönemli de olsa Kayak sporu
için elverişli özellikler taşımaktadır.
|
|
 |
|
 |
 |
|