|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
 |
| |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
Dört mevsim süren sebze
cümbüşü
|
|
|
|
"Karadeniz Mutfağı" deyince, hemen herkesin aklına gelen
bilindik şeyler var; hamsi, fındık ve mısır unu gibi. Oysa, Karadeniz
Mutfağı'nın en belirleyici özelliklerinden birisi, ot yemekleri... Pek de fazla
bilinmeyen bu yemekleriyle
Karadeniz, Ege Mutfağı ile
rahatlıkla boy ölçüşebilecek
durumda...
Bölge, sürekli yağış aldığı için, çok zengin bir bitki örtüsüne sahip... Bu
nedenle de, aklınıza gelebilecek her tür ottan ve yapraktan yemek yapıyor
Karadenizliler. |
 |
|
Karadeniz'de, coğrafi özelliği nedeniyle tahıl tarımı için
gereken geniş düzlükler olmadığından ve yine aynı sebepten, fazla hayvancılık
da yapılamadığından, bahçe sebzeciliği ve balıkçılık çok gelişmiş durumda.
Doğanın bu bölgeye bahşettiği inanılmaz zenginlik, yağmurun miktarı ve de
dolayısıyla yeşilin bolluğu şeklinde karşımıza çıktığı için, envai çeşitte,
pişirilip tadına bakılacak bitki, hemen herkesin evinin bahçesinde ve hatta yol
kenarlarında, bol miktarda bulunmakta... Kısacası, Karadeniz sofralarında, dört
mevsim süren bir yeşillik cümbüşü var!.. Baş köşesinde sebze ve otlardan
yapılmış yemeklerin olmadığı bir sofra düşünmek, neredeyse olanaksız. |
 |
|
Karadeniz'de çokça yenilen bir sürü ota ilaveten, o yöreden
çıkmış olmakla birlikte, hemen tüm büyük kentlerde de artık bulunabilen bazı
yiyecekler var. İlk akla gelenleri şöyle sıralayabiliriz; melevcan (diken ucu),
hoşuran, mendek, baldıran, taflan, sakarca ve tirmit. İkinci grubun ünlüleri
ise, karalahana (yerel dilde "pancar"), pazı (yerel dilde "pezik"), ısırgan,
mısır (yerel dilde "darı"), kiraz, fındık ve çay. Bunlar da, Karadeniz'li olsun
olmasın, artık Türkiye'de yaşayan herkesin severek tükettiği yiyecek maddeleri. |
 |
|
Her bakımdan keyifli olan Karadeniz yaşantısına uymayı
gerçekten istiyorsanız, çok da özel bir çaba sarf etmenize gerek yok! Kahvaltı
dahil her öğünde balık yiyebilirseniz; hamsiyi diğer balıklardan ayrı tutup
sanki farklı bir şeyden söz ediyormuşçasına, "hamsi, ekmek, fasulye ve balık"
gibi bir ifade kullanabilirseniz; yoğurt ve ayran tüketmeden yaşamamayı
öğrenebilirseniz; yeşil fasulyeden turşu kurup bir de üstüne, bu turşuyu
soğanla kavurarak yerseniz; un kullanmak gereken her yerde mısır ununu tercih ederseniz;
bildiğiniz kirazı tuzlayıp salamura yaparak, kışın et gibi kavurmasını
pişirirseniz, en azından mutfağınızda bir "Karadeniz'li" gibi davranmış
olursunuz... |
 |
 |
 |
 |
|
|
 |
|
 |
|
 |
| |
|
|
|
|
|
 |
 |
|