İnebolu                  

 

 
 

 

İlk kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Çeşitli milletler tarafından kıyı kolonisi olarak eski adı "Poyranah" şimdiki adı "Boyranaltı" mahallesinde kurulduğu mevcut kale kalıntılarından anlaşılmaktadır.
İlçenin ilk adı "İONOPOLİS" tir. Selçuklu devrindeki bu günkü ismini almıştır. Bazı bilgilerde M.Ö. 1200 yıllarında Gaska'lar tarafından kurulduğu yazılmaktadır.

Genelde yerli turistlerin ilgi gösterdiği ilçede, son yıllarda bir gelişme gözlemlenmiş, yabancı konuk sayısında da gözle görülür artışlar meydana gelmiştir. İstiklal harbi esnasında ordumuzun ihtiyaç duyduğu cephane ve insan gücünün İnebolu'dan İkmal edilmesi,bu malzeme ve insanların hayvan sırtında veya yürüyerek, yada kağnı ve at arabalarıyla kar-kış, gece-gündüz demeden Ankara'ya, oradan da cepheye ulaştırılmasının mucizevi heybeti dillere destan olmuştur. İnebolu halkının ve cesur denizcilerinin bu destansı mücadelesinin ve yine Ülkemizin çağdaşlaşma yolunda yaptığı en büyük devrimlerinden biri olan Şapka ve Kıyafet devriminin 25-27 Ağustos 1925 tarihlerinde Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından bizzat İnebolu'da ilk nutkunu söyleyerek başlatılması, İnebolu'nun kültür turizmine de açılmasını sağlamıştır.

İnebolu merkezindeki iki adet plajın yanı sıra Cide ve Abana yolları güzergâhında bulunan birçok güzel koylardan da plaj olarak yararlanılmaktadır. 

Özellikle Özlüce köyü sahillerinin güzel kumsalları çadır ve karavan turizmi için çok elverişlidir. İlçenin Kastamonu, Çankırı, Ankara, İstanbul gibi iller dışında, komşu ilçeler arasında da her gün muntazam bir şekilde sürdürülen otobüs ve minibüs seferleri, çok sayıda firma tarafından gerçekleştirilmektedir. 

İnebolu Evleri

İnebolu evleri genellikle 3 katlı konak tipi evler olup, her katı bağımsız birer daireymiş gibi inşa edilmiştir. Bu evler yüksek tavan ve pencereleri, cihannumaları, cumbaları; her kattaki tuvalet ve "dolap" ismi verilmiş banyoları ile dönerek çıkılan, tek parça ahşaptan yapılmış merdiven trabzanları ve tavan işlemeleri ile üstün işçilik ve  görselliğe sahiptirler. Sert rüzgarlara karşı çatının korunması ve ısı yalıtımı amacı ile yöreye özgü "Marla" (Arduaz) taşı ile örtülmüş çatıları; aşı boyası ile kırmızı beyaz ve gri maviye boyalı, genelde taş tabanı altında mahzen (Kiler) bulunan, orijinal kapı tokmakları ve kilitleri ile yine yöreye özgü ev eşyaları, perde ve kilimlerle döşenmiş, küçük bahçeler içerisinde karakteristik özellikler taşıyan ve yüzyıllardır ayakta durmaya çalışan, bir kısmı son yıllarda restorasyona tabi tutulmuş muhteşem yapılardır. İnebolu`da Ankara Kültür ve Tabiat  Varlıklarını Korumu Kurulu'nca koruma altına alınmış 350 adet ev vardır.  

Mesire Yerleri

Batı Karadeniz kıyısında doğal koylarla bezenmiş olan İnebolu'da , doğudan batıya uzanan sahil şeridi boyunca adım başı mesire yerleri mevcuttur.

Halk tarafından kullanılan ve ilçenin değişik mevkilerinde bulunan isim yapmış mesire yerleri, Geriş tepesi, Marazın Kahvesi, Manasır Çayı, Adıyaman Çayı, İskele Burnu, İncir Altı, Çınar Altı, Apaş Tepesi, Ersizler Dere, Musa Köyü Çağlayanı, Gemiciler Köyü, Yeni Mahalle ve Karadeniz mahallesi ile Karaca mahallesidir.

Müze ve Ören Yerleri

İnebolu İlçesinin tamamı Müze Kent konumunda olup, özellikle gezip görülmesi gereken yerlerin başında İstiklal Madalyası ve Atatürk'ün İnebolu'da kaldığı 3 gün zarfında  kullandığı özel eşyalar ile çevreden toplanmış tarihi ve kültürel değerlere sahip eser ve materyallerin sergilendiği , Şapka ve Kıyafet devriminin yapıldığı tarihi Türk Ocağı binası ve müzesi gelmektedir.   

Geriş Tepesi Ören yeri, Apaş tepesi Ören yeri, Musa Köyü şelalesi, Dibek Köyü bıçakçılar mahallesi, Karadeniz mahallesi, Yeni mahalle, Karaca mahallesi, 7 asıdır dimdik ayakta duran çınar ağacının bulunduğu Gemiciler köyü gezilip görülmesi gereken yerlerdendir.

Ulaşım

İnebolu Ankara'ya 340 Km., Ilgaz'a 130 Km.,İstanbul'a 600 km. mesafede bulunmaktadır.Yollar asfalt olup, doyumsuz manzaralar ile çevrilidir.

 

 

                          Lanse 2008 Copyright  design ghf