|
|
 |
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Yazı -
Fotoğraf: Halim Diker |
|
|
 |
|
Güzün rengi
Güzeldere
Güzeldere
Şelalesi’ni,
yaylaları ve Efteni
Gölü’nü gezmenin en
görkemli zamanıdır
sonbahar.
Su sesi... Dağların
tepelerinden inen,
kayalara çarparak
uğuldayan, derin
vadilerden salınarak
akan, insanın ruhunu
tazeleyen suyun
sesi.
Rüzgâr sesi...
Tepeleri yalayarak
ormana inen,
yaprakları okşayarak
yayılan, yorgun
yeşilin, güz
kızılının kokusuyla
yoğrulmuş rüzgârın
sesi.
Kuş sesi... Göç
yoluna çıkanlarla
onları
uğurlayanların
birbirine karıştığı
kuşların sesi.
Güz kokusu...
Sarının, kırmızının
tonlarına bürünmüş
her yapraktan
dağılan hüznün
kokusu.
Suyun, rüzgârın ve
seslerin yoğrulduğu
eşsiz doğa parçası,
Güzeldere.
Sonbaharın en renkli
gününde derin
vadinin devasa
kayalıklarından
adeta püsküren suyu,
Güzeldere
Şelalesi’ni seyre
dalmıştım. İnsanın
içinden derdi,
tasayı alıp giden
billur renkli su
zerrecikleriyle
zihnim boşalmıştı
adeta. Kızıla çalmış
kayın yaprakları
uçuşuyordu vadide.
Suya düşen yapraklar
Mevlevi dervişleri
gibi semah dönüyordu
suyun oluşturduğu
göletlerde.
Düzce’nin Elmacık
Dağları’ndan çıkan
kaynak suları
birleşerek
birbirinden güzel
dereler oluşturur.
Bu derelerin en
güzelidir ismiyle
müsemma Güzeldere.
Vadiyi çevreleyen
ormanlar her mevsim
en hoş renklerini
yansıtır. Kışın
beyaz sessizlik
kaplar her bir yanı.
İlkbaharda taze
yeşilin, eflatun
komarların
(ormangülleri)
ahengine bürünür.
Yazın koyu bir yeşil
hakim olur dağlara.
Ya sonbaharda?
Kayınların,
gürgenlerin
kırmızısı,
ıhlamurların sarısı,
güze direnen
çalıların yeşili
birbirine karışır
sonbaharda.
Güzeldere’nin en
görkemli zamanıdır
sonbahar...
|
 |
 |
 |
|
 |
|
|
DAĞLARIN BALKONUNDA
Elmacık Dağı’ndan çıkan
küçük dereler birbirinden
güzel yaylaları dolaşır.
Ahşap kokuların sindiği Hira,
Pürenli, Kızık, Balıklı ve
Derebalık yaylalarından usul
usul akan dereler
kilometrelerce kat eder
ormanları. Kah kanyonlara
dalar, kah düzlüklerde
salınır. Ormanlara hayat
bahşeder. Öyle gürdür ki bu
ormanlar, yaz aylarında koyu
yeşile büründüğü vakit gece
karanlığını andırır
kuytuları. Görkemli kayın
ağaçlarının karaltılarında
geyikler, karacalar dolaşır.
On sekizinci yüzyılın
başlarında keşfedilmiş bu
bakir ormanlar. İstanbul’dan
Anadolu’ya ulaşan kervan
yolları geçermiş dağların
arasından. Osmanlı
donanmalarının inşa edildiği
Kocaeli tersaneleri için
gerekli keresteler de bu
ormanlardan kesilen
ağaçlardan elde edilirmiş.
Zorlu dağ yollarından
Güzeldere ve diğer derelerin
oluşturduğu Efteni Gölü’ne
indirilen ağaçlar buradan
Melen Çayı’na taşınırmış.
Binlerce kütük su
bentleriyle derinleştirilen
nehir yatağından Karadeniz
sahiline dek ulaştırılırmış.
O zamanlar Düzce Ovası’nı
kaplayan devasa bir gölmüş
Efteni Gölü. 1918 yılındaki
verilere göre 67
kilometrekarelik bir alanı
kaplayan, Subasar
Ormanları’nı da içeren
capcanlı bir göl olan Efteni
civarında bol yaban hayvanı
yaşarmış. Öyle ki buradaki
yaban hayvanlarının
avlanması ihaleye çıkar,
elde edilen gelir hazinedeki
açıkların kapatılmasında
kullanılırmış. Gölde envai
çeşit kuş, bol balık da
varmış. Lakin sıtma mikrobu
taşıyan sivrisinekler de pek
çokmuş. O zamanlar sıtma
korkulan bir hastalık
olduğundan halk Güzeldere ve
Efteni Gölü civarına pek
yerleşmemiş. Ancak ılıman
iklimi nedeniyle kışları
kullanılırmış civardaki
birkaç yerleşim alanı. Ancak
tarım alanları açmak için
Efteni Gölü ve bataklıklar
ne yazık ki yok edilmiş. Ne
yaban hayvanı kalmış, ne
kuşlar, ne Subasar
Ormanları, ne bataklıklar.
Son yıllarda göl, yaban
hayatı koruma sahası ve kuş
cenneti ilan edildi ve
tekrar genişletme
çalışmaları yapılmaya
başlandı. Ayakta kalabilen
küçük sulak orman
alanlarında tiz sesli
mandalar, gür sesli inekler
yaşıyor artık. Geyiklerin
yerini onlar almış.
|
 |
|
|
|
|
|
SEVDANIN İSMİ EFTELYA
Efteni Gölü hakkında birçok
efsane anlatılmakta.
Bunlardan en ilginci, Bizans
prensesi Eftelya ile ilgili
olanı. Zaten gölün isminin
de Eftelya’dan geldiği
söyleniyor. Rivayet o ki,
Efteni Gölü’nün ucu ufka
dayandığı zamanlardan
birinde Bizans ordusu
savaştan dönerken gölün
kıyısındaki alanda
konaklamış. Yolda amansız
bir hastalığa tutulan
prenses Eftelya’nın
ellerinde ve yüzünde yaralar
çıkmış. Bu konaklama
esnasında göl kıyısında
yerden çıkan sıcak sularla
banyo yapan prensesin tüm
yaraları ertesi sabaha
iyileşmeye başlamış. Bunu
gören Bizans imparatoru
hemen bir hamam inşa
edilmesi emri vermiş.
Prensesin yanına doktor ve
yardımcılarını bırakıp
ayrılmışlar. Yaraları
iyileşen prenses göl
üzerinde sandal sefası
sürerken karşı kıyıda
yaşayan bir Osmanlı Beyi’ne
vurulmuş. Karşılıklı olarak
birbirlerini ziyaret etmeye
başlamışlar. Ve bu
ziyaretler bir gün prensesin
kayığının gölde batması ve
prensesin ölümüyle
sonlanmış. O gün bugündür
gölün adı Efteni kalmış.
Efsanenin gerçekliği
tartışılsa da Gölyaka’da
yüzlerce yıldır çalışan bir
küçük kaplıca bulunuyor.
Kaplıca etrafında bir
pansiyon da mevcut. Yüzlerce
kuşun uçuştuğu Efteni
Gölü’ne nazır kaplıcanın
sularının romatizma ve cilt
hastalıklarına iyi geldiği
söyleniyor.
Yüzlerce yıldır kereste için
ağaç kesilen Güzeldere
ormanlarında kesim hâlâ
devam ediyor. Düzce’deki
orman sanayisinin hammaddesi
de buradan sağlanıyor. Orman
yollarından inen dev kayın
ağaçlarını taşıyan
kamyonların gıcırtısı, arı
vızıltısını andıran
derinlerden gelen motorlu
testere sesleri pek eksik
olmuyor. Zümrüt yeşili halı
gibi dağları kaplayan
ormanlardan bir yıldız gibi
kayıp yok olan ağaçlar büyük
bir gürültüyle devrilip
dağlarda yankılanıyor.
|
 |
|
|
|
 |
|
|
Güzeldere Şelalesi
çevresinde bundan yüz yıl
öncesinde temizlenen
ormanlık alanlara fındık
ağaçları dikilmiş. Çevre
halkının en büyük geçim
kaynağı da fındık üretimi.
Ek olarak küçük, mis kokulu
meyvelerinden reçel yapılan
yaban çileği tarlaları da
göze çarpıyor. Civar
köylerin çoğu Kafkas
göçmenlerinden oluşuyor. Bir
zamanlar bu zengin ormanlık
alanlarda insan izine
rastlanmazken zamanla artan
nüfus, köylerin bölünerek
daha yukarılarda mahalleler
açılmasına ve yeni köy
oluşumlarına neden olmuş.
Güzeldere Şelalesi’nin
bulunduğu alan günümüzde
mesire yeri olarak
kullanılıyor. Özellikle
hafta sonları kalabalık
gezgin gruplarını ağırlayan
şelale çevresi, yaylalar ve
Efteni Gölü sonbahar
aylarının tadını çıkarmak
isteyenler için güzel bir
fırsat. |
 |
|
 |
|
 |
 |
|