|
Yeşil horon teperken Fırtına Vadisi
Yeşilin her tonunun yeri göğü kapladığı, apansız geliveren bulutların dünyayla ilişkimizi kestiği ılıman kuşak yağmur ormanları...
Sarp doğası, zengin flora ve faunasıyla İkizdere yakınındaki Fırtına Vadisi'ndeyiz. Karadeniz'in hemen dibinden yalçın bir duvar gibi
yükselen Doğu Karadeniz Dağları'nın, üçbin metreleri aşan, granit yalçın zirvelerinden doğan, buzul göllerinin serin sularıyla beslenen
Fırtına Deresi, Karadeniz'e geniş bir vadi yaparak dökülür. Milli park statüsü altındaki Fırtına Vadisi doğal yaşlı ormanlarıyla dünyanın koruma öncelikli 200 ekolojik bölgesinden biri. Yılda 250 gün ve 2400 metreküp yağışla Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi; doğal olarak yetişen 2460 bitki türü ile de adeta bir botanik bahçesi. Rize'nin taş konaklarıyla ünlü Çamlıhemşin ilçesi, vadinin derinliklerine doğru yola çıkmadan önce her türlü alışverişi yapabileceğiniz en büyük yerleşim merkezi. Osmanlılar döneminde Ermeni ustalar tarafından yapıldığı söylenen tek kemerli taş köprülerle süslü Fırtına Deresi, burada iki büyük vadi sistemine ayrılıyor.
Sağ taraf
Fırtına Vadisi olarak devam ederken, doğu (sol) tarafta, neredeyse Fırtına Deresi kadar büyük olan Hala (Ayder) Deresi
çağıldıyor. Doğu Karadeniz'in en çok ziyaret edilen ve en çok turistik tesisinin bulunduğu Ayder Yaylası'na gitmek isteyenler,
Hala Deresi'nin aktığı vadiyi takip ediyor. Nefes kesen güzellikteki orman içi yol, 17 kilometre sonra Ayder Yaylası'na varıyor.
Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içinde yer alan Ayder Yaylası, doğaseverlere eşsiz seçenekler sunuyor: Yalçın sıradağların
gölgesinde çiçeklerle kaplı alpin çayırlarda yürüyüşler yapmak, yüz metreleri aşan vadi yamaçlarından düşen şelaleleri keşfetmek
bunlardan birkaçı. Konforlu bir ortamda konaklamak ve gece iyi bir kaplıca banyosu yapmak isteniyorsa, Ayder yine en uygun adres.
Çünkü, yaylanın en önemli özelliklerinden biri de şifalı sularıyla ünlü Ayder Kaplıcası. Rize'nin bu hırçın vadisindeki doğal
harikalardan biri de kamp turizmine uygun Göller Bölgesi. Beş büyük gölün yer aldığı bölge 2800 metre yükseklikte.
Karadeniz Buzul Gölü ve Büyük Deniz Gölü özellikle görülmeye değer. Büyük Deniz Gölü'ne, Yukarı Kavron Yaylası'ndan yapılacak üç
saatik bir yürüyüşle ulaşmak en uygun tercih.
Aşağı ve Yukarı Kavron Yaylaları'na Ayder Yaylası'ndan araçla bir saatte gidilebiliyor.
Yukarı Kavron'da konaklamak için bir pansiyon bulunuyor. Araç yolunun bittiği Yukarı Kavron Yaylası'nı merkez alıp, Kaçkar ve Kemerli
Kaçkar dağlarını panoramik olarak görebileceğiniz doğa yürüyüşlerine çıkabilirsiniz. Parkurları daha önceden bilseniz bile Doğu
Karadeniz'de yapacağınız yürüyüşlerde ısrarla rehber almanızı ve varsa GPS kullanmanızı tavsiye ederim. Çünkü, Kaçkarlar'da pırıl pırıl
güneşle başlayan bir gün bile sürprizlerle dolu: Bir anda bastıran ve günlerce süren, göz gözü görmeyen sis ve şiddetli yağmur
Fırtına Vadisi için olağan bir durum... Haziran sonunda güneşli bir günde, öğleye doğru lacivert ve siyah bulutların gökyüzünü
kapladığını ve saatler süren kar yağışının başladığını çok iyi hatırlarım.
Fırtına Deresi'nin bulunduğu ana vadiye geri dönüp, yemyeşil ormanlarla kaplı vadi boyunca devam eden yolun 15. kilometresinde,
yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp bir yamaca kurulu Zil Kale görülür. Bu ortaçağ kalesi, Komnenoslar tarafından yaptırılmış.
Gözetleme kulesi ve yiyecek ambarı olarak kullanılan Zil Kale'den, Fırtına Vadisi ve onu çevreleyen dağları seyretmek mümkün.
Zil Kale'den sonra Fırtına Deresi boyunca uzanan toprak yoldan 15 kilometre daha devam ederek 1250 metre yükseklikteki Çat köyüne
varılıyor. Köy, Fırtına Deresi'nin Elevit Deresi'yle birleşme noktasında. Konaklamak için uygun pansiyonları olan köyü merkez alıp
çevre vadilere geziler yapılabilir. Elevit Yaylası da görülmesi gereken yerlerden: Elevit Deresi boyunca 9 kilometre ilerledikten
sonra 1800 metre yükseklikteki yaylaya ulaşılıyor. Tipik Karadeniz yayla evlerinin bulunduğu Elevit'te halk hayvancılık ve arıcılıkla
uğraşıyor. Buradaki ahşap yayla evi lokantasında yöresel peynirlerin, mısır unu ve tereyağdan yapılma mıhlamanın tadına bakabilirsiniz.
Elevit Deresi boyunca doğu yönüne yükselerek giden yol, yeşilliğini hiç yitirmeyen alpin çayırlar ve ilkbahar, yaz, hatta sonbaharda
bile çiçek açan alpin bitkilerle kaplı. Haziran ayı başlarında ise sarı çiçekli orman gülleri (Rhododendron luteum) bölgeyi donatıyor.
Kesme taş işçiliğinin en güzel örneklerinin bulunduğu, 2300 metre yükseklikteki Trovit Yaylası ve Palovit Yaylası da yolunuzun üstünde.
Çat köyünden batı yönünde devam edilirse, Çat ile Verçenik arasında kalan ve yine Fırtına Deresi'nin aktığı, Hemşin Vadisi'ne
girilmiş olur. Vadi, Fırtına Deresi'nin sularının kaynağı olan Verçenik, Tatos ve Cimil dağlarına kadar çatallaşarak uzanır.
Kaçkarlar'da 100 civarında olduğu tahmin edilen buzul gölleri de yoğun olarak bu bölgede bulunuyor. Verçenik Yaylası'na kadar araçla
gittikten sonra orkideler, Fritillaria, Gentia verna, Campanula ve birçok gözkamaştırıcı dağ çiçeğinin arasında yapacağınız bir
yürüyüşle, Verçenik buzul göllerine ulaşabilirsiniz.
Fırtına Deresi ile onu oluşturan onlarca dere ve vadi sistemi, platolar, buzul gölleri, çok çiçekli engin alpin çayırlıklar, aşılmaz,
karlı sıradağlar ve tüm bunlara ev sahipliği yapan Doğu Karadeniz, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın da en zengin ve en önemli
biyolojik yaşam ortamlarından biri.
|