|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
 |
| |
 |
 |
 |
 |
|
Kızlar Manastırı
Boztepe'nin yamacında şehre hakim bir mevkide
kurulmuştur. İki teras üzerine inşa edilen manastır
kompleksi yüksek bir koruma duvarı ile çevrilmiştir.
Manastır III. Alexios zamanında (1349-1390) kurulmuş
birkaç defa onarılmış som şeklini 19. yüzyılda almıştır.
İlk olarak güneyde içinde kutsal su bulunan kaya
kilisesi ve onun girişindeki şapel ve birkaç hücreden
ibarettir. Kaya kilisesinin içerisinde kitabeler ve
Alexios III karısı Theodora ve annesi Eirene' nın
portreleri yer almaktadır.
|
 |
|
|
 |
|
Kaymaklı Manastırı
Trabzon'un 3 km güneydoğusunda Boztepe'nin
Değirmendere vadisine bakan yakasında
kurulmuştur. 1424 yılında inşa edilmiştir.
Yapılar topluluğu dikdörtgen alan
içerisinde, ortada tek apsisli kilise, kuzey
batıda çan kulesi, güney doğuda ise küçük
bir şapel ve manastır hücrelerinden
oluşmaktadır. Manastır yapıları birçok defa
onarım görmüştür. En eski kısım kilisenin
beşken apsis bölümüdür. Kilise içerisindeki
freskler 18. yüzyıla tarihlenmektedir.
|
 |
|
|
|
|
 |
|
Kuştul Manastırı
Bu manastır Trabzon'un Esiroğlu Beldesinin Kuştul
(Şimşirli) ismi verilen köyündedir.
Yapının bulunduğu yere gidiş şöyle olmaktadır. Önce
Esiroğlu Beldesine gidilip, oradan minibüs veya jeep
kiralanır. Soldaki yol takip İkidere Köyüne gelinir. Bu
köyde yol ikiye ayrılır. Yolun biri sağa diğeri sola
gider. Sağa giden yol yamaçta bulunan Konaklar Köyüne
varır. Buradan Kuştul daha uzak olmasına rağmen ulaşım
daha iyidir. Katır veya yaya olarak gidilirse manastıra
bir-iki saatte varılabilir.
Vadinin tabanından dirsek şeklindeki kaya üzerine
oturtulan bu yapı, kale gibi, vadiye hakim bir tepede
kurulmuştur.. Maçka yolu üzerinde ve bağımsız bir amir
gücüne sahip olan, üçüncü manastırdır. MS. 752 yılında
kurulduğu söylenen bu manastır 1203 senesinde yağma
edilip, terk edildi. Ama 1393 yılında tekrar kurulup 15.
yüzyılın başında yine eski önemini kazandı. Bu asrın
binalarının çoğu 1904 yılında çıkan büyük bir yangınla
harap olduktan sonra manastır, bir daha inşa edilmiştir.
|
 |
 |
 |
-
Vazelon Manastırı
-
Bu manastıra Maçka'yı 14 km geçtikten sonra
iki yolla gidilmektedir. Birinci yol;
Kiremitli kahvelerinden yaklaşık 500 m .
sonra sağa ayrılan, yeni yapılmış
stabilizedir. Diğeri ise; Kiremitli köyünden
vadiye inip, vadiden 2,5-3 saatlik yaya
gidilmesi gereken yoldur. Fakat bu yol
zahmetli ve daha uzun olduğu için tercih
edilmez. Birinci yol daha iyi ve emindir.
Manastıra giden yol dik olmasına karşın, çam
ormanlarının içinden geçip, güzel çiçek
kokularını teneffüs ederek bakir manzarayı
görünce, bu zahmete gerçekten değdiğini
anlarız. Yolun sonunda manastır binası
karşıdan bütün ihtişamıyla gözükür.
Yapının, Vazelon ismini kurulmuş olduğu "Zabulon
Dağı" ndan aldığı görüşü kuvvetli ihtimaldir.
Manastır ıssız, sakin yerde seçilmesi, ona daha
kutsal bir hava vermek istenmesindendir. (bu gibi
yapıların Trabzon ve çevresinde, evvelce Hıristiyan
alk tarafından içinde kutsal bir suyun bulunduğu
"Ayazma" etrafında yahut yakınında kurulması önemli
etkenlerden birisi olmuştur).
Çoğu araştırmacı yapının tarihini kesin olarak
vermemekle birlikte; bazıları ilk inşa tarihini MS.
270 , bazıları MS. 317 olarak belirtir.
Manastır, Yahya Peygamber'e adanmıştır. Fakat ilk
kuruluşu ile bugüne kadar çeşitli değişiklikler
geçirdiği kesindir. (527-565) yılları arasında
Justinyen tarafından tamir ettirilmiştir. 644
yılının Şubat ayında hücreler tamamen tamir edilip,
kütüphanesi zenginleştirilmiştir. 702 yılı ile onu
izleyen yıllar içinde esaslı şekilde yenilenmiştir.
Vazelon Manastırı, 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar
Maçka'nın ekonomik, sosyal ve kültürel hayatında
etkinliğini sürdürmüştür. 14. yüzyılda sahip olduğu
arazi ve geliri 1890 yılına kadar yirmi köyde devam
etmiştir. Vazelon Manastırı vaktiyle bölgede bulunan
manastırların en yetkilisi ve zengini durumundaymış.
Bir rivayete göre; Vazelon geliri ile bir Sümela
Manastırı daha yapılabilirmiş. Manastır 19. yüzyılda
etraflıca onarılmıştır. Binayı batı kısmındaki
merdivenle girilmektedir. Merdiven basamakları kırık
olduğundan, yukarı çıkarken dikkatli olmak gerekir.
Bugün zemin kat kısmı sağır kapı ve pencereler ile
kapalıdır. Fakat birince kata bahsedilen merdivenle
çıkıldığında, küçük bir antre ile karşılaşırız. Bu
kısmın sağında ve solunda iki dar koridor vardır. Bu
koridorlara sağdan ve soldan üçer olmak üzere toplam
altı oda açılmaktadır. Odaların tavan kısımları
ahşap olduğundan günümüze gelememiştir. Girişteki ek
kısmın 19. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Çok
pencereli çok pencereli bir karaktere sahip, sert
taşlardan ibarettir.
Manastırın asıl eski bölümüne evvelce ahşap bir
merdivenle çıkıldığı için, bu merdiven halen yoktur.
Diğer kata geçmek için tırmanarak, yahut alt katta
bulunan gizli dehlizlerden sürünerek varılabilir.
Tournefort, bu manastırı ziyaret sırasında
bahsettiği merdiven bu kısımda olsa gerek. "Buradaki
keşişler, manastıra ilkel olarak yapılan bir
merdivenle çıkarlar. Bu merdiven; gemi direği
büyüklüğünde, iki meşe ağacı gövdesinden ibarettir.
Bunlar duvara yaslanır. Bunların yardımı olmaksızın,
ben binaya çıkabilmek için iyi bir ip cambazı
olmalıydım" diyor.
Eski manastır bölümüne çıkıldığında, bazı bina
kalıntılarına rastlanır. Soldaki büyük kısmın yemek
salonu, ona bitişik olanın ise manastır
görevlilerine ait olduğu sanılmaktadır. Sağdaki
binalar ise; su kanallarından anlaşıldığına göre
mutfak ve yemekhane idi. Bunların yukarısında üzeri
tonozla örtülü büyük bir su sarnıcı bulunmaktadır.
Bunun yanı başında ise üç nefli bir Bizans kilisesi
bulunmaktaydı. Kilisenin apsis kısmında nişler halen
mevcut olup, girişi kuzeydendir. Batısında bulunan
iki kapının açıldığı mağara hücresi, manastırın ilk
kiliseciği için uygun yerdir. Kilisenin kuzey dış
duvarındaki freskler, son hüküm (mahşer günü) ,
İsa'nın bin yıllık denilen kürsüsünün hazırlanışını,
cennet-cehennemi tasvir ederler.
Manastır ve bölümlerinin üzerleri ahşap olduğundan
bugün çürümüş ve yıkılmıştır. Bina 1923 yılında
terk edilmiştir. |
 |
 |
 |
|
Santa Maria Kilisesi
Sultan Abdülaziz'in müsaadeleriyle inşaatına başlanılan
Merkez Kemerkaya Mahallesinde bulunan tarihi tescilli
yapı, Vatikan idaresi tarafından 1852-1874 yılları
arasında yaptırılmıştır.
Etrafı yüksek duvarlarla çevrili bahçe içerisindeki
kilise, lojman ve ek binalarla oluşan bir komplekstir.
Ayrıca, Samsun'daki Katolik kilisesi içerisinde asılı
bulunan tarihçede Trabzon'daki Katolik kilisesinin
yapımı için 1845'de bir heyet oluşturulmuş, evin
inşasına 1852 yılında başlanıldığı, kilisesinin ise
1869-1974 yıllar arasında yapıldığı belirtilmektedir.
|
 |
|
Küçük Ayvasıl Kilisesi
Şehrin en eski kiliselerinden
birisidir. Üç nefli bir
bazilikadır. Narteksi yoktur.
Nefler içten ve dıştan
yuvarlak planlıdır. Zemininde
kriptası bulunur. Naosta T
şekilli iki ayak ile iki İon
başlıklı sütün bulunur. Giriş
kapısında bir Bizans
kabartması ile 884-885
tarihinde I. Basil zamanına
ait onarım kitabesi
bulunmaktadır. İçerisinde daha
geç dönemlere ait fresk
kalıntıları bulunmaktadır.
|
 |
 |
 |
|
Gülbahar Hatun Camii ve Türbesi
Kendi adıyla anılan mahallede Atapark'ın güneyinde yer
alan bu cami Yavuz Sultan Selim zamanında annesi
Gülbahar Hatun adına 1514 tarihinde yaptırılmıştır.
Zamanla, etrafındaki Medrese, İmaret, Mektep, Darü'l-Kurra
ve Türbe ile bir Külliye oluşturmaktaydı. Bugün
diğerleri yıkılarak sadece doğusundaki Türbe ayakta
kalmıştır.
Cami, kare harim üzerine tek kubbe, yanlarda camiye
dahil olmuş bulunan birer kubbeli tabakhane, 5 kubbeli son
cemaat yeri ile kuzey-batı köşesindeki minareden
oluşmaktadır. Kesme taşlardan yapılan camiye kuzey
cephesindeki ana giriş kapısından girilmektedir. Ayrıca,
yanlardaki zaviyelere de düz altlıklı sivri sağır
kemerli birer kapı açılmaktadır. Son cemaat yeri altı
mermer sütun üzerinde beş kubbeli olup, orta kubbe
köşelikleri mukarnaslıdır. Başlıklar baklavalıdır. Son
cemaat duvarına harimden iki alt ve bir üst pencere
açılmaktadır. Cümle kapısı sivri kemerli bir niş içinde
basık kemerlidir. Bu kapının üzerinde 1883-1884
yıllarında yapılan onarıma dair bir ayet kitabe yer
almaktadır. Bugün son cemaat yeri üç taraftan bir
saçakla çevrilidir. Harimi örten kubbenin köşelikleri
pandantiftir. Dışarıdan on iki (12) kenarlı bir kasnağa
oturur.
Rumi taçlı mermer bir mihrap ve mermerden sade bir
minberi vardır. Caminin minaresi, bir kenarı ile yan
duvara yapışık sekiz kenarlı bir kaide, sade pabuç, iki
sıra ve bir sıra beyaz taşlarla örülen gövdeye sahiptir.
Minarenin şerefesi üç sıra ve iri bademli ve sarkmalı,
korkuluk altı köşe kabartmalı ve sağırdır.
|
 |
 |
 |
|
Ortahisar
Fatih Camii (Panaghia Chrysocephalos)
Yapı altınbaşlı Meryem Kilisesi
Chrysokephalos olarak
adlandırılmıştır. Kuruluşu 914
yılına kadar inmektedir. Bu yapının
manastır içerisinde bazilikalı
planlı olarak yapıldığı
sanılmaktadır.
Bugünkü planın esası 12. yüzyılda
gerçekleştirilmiş olmalıdır.
Araştırmacılar yapının 6 esas onarım
devri geçirdiğini belirtmişlerdir.
Ana plan Yunan haçı şeklindedir. Üç
nefli olan yapının apsisi içten
yuvarlak dıştan çokgendir. Bir iç ve
bir dış narteksi vardır.
Kuzey girişi 14. Yüzyılda inşa
edilmiştir. Merkezi kubbe
pandantiflere oturur ve 12 köşeli
yüksek bir kasnağa sahiptir.
Zamanında şehrin baş kilisesi,
katedrali olduğu için yapının
süslemesine önem verilmiştir.
Freskler bugün sıvanmıştır. Bema
duvarlarında ve zeminde opus sectile
tarzında mozayik süsleme yer
almaktadır.
Fetihten sonra camiye çevrilmiş ve
belki de Fatih, ilk Cuma namazını
burada kılmıştır. Fatih Medresesi de
yapıya bitişik olarak kurulmuştur.
Türk devrinde caminin esas girişi
kuzeye alınmış, güney duvarının
ortasına bir mihrap yerleştirilmiş,
minber konulmuş ve minare
yapılmıştır.
Mihrap taştan yapılmış olup, süsleme
bakımından zengindir. Mihrabı
çevreleyen geometrik geçmeli
bordürler, mukarnaslı niş ve
alındığındaki rozetler Selçuklu
örneklerini hatırlatmaktadır. Ceviz
ağacından yapılmış minber değerli
bir sanat eseridir.
Orta Hisar Camii'ne değişik
zamanlarda nakışlı süslemeler
yapılmış ve kitabeler konulmuştur.
Mihrabın doğusundaki oda 1842
yılında kütüphane haline getirilmiş
ve kapısı üzerine bir kitabe
yerleştirilmiştir. |
 |
|
|
|
Altındere Köyü Kilisesi
Yapım Yılı:
1876
Maçka İlçesi Altındere köyünün meyilli bir kesiminde
bulunur. Kesme taş malzeme ile yapılmış kilisenin örtüsü
kırma çatı olup, oluklu kiremitle kaplıdır. İç mekana
giriş kuzey ve batı yönde açılmış birer kapıyla
sağlanır. Kuzey yöndeki kapının söveleri kesme taş
malzemeyle yapılmış olup silmeyle hareketlendirilmiştir.
Tek kanat halinde düzenlenen kapının yüzeyi kabartma
şeklinde işlenmiş vazodan çıkan üzüm asmasıyla süslüdür.
Giriş üzerine bulunan yuvarlak kemer içerisine alınmış
bölümde 1876 tarihi yazılıdır.
Orjinalde üç apsis bölümü sonradan ortadan kaldırılarak
duvarla örtülmüştür. Kilise bir dönem cami olarak
kullanılmıştır.
Günümüzde boş olan kilisenin iç mekanı dört sütunla 3
sahına ayrılmıştır. Orta sahın yan sahınlarına nazaran
daha geniş tutulmuştur. Sahınların üzeri birer beşik
tonozla örtülüdür. İç mekanı beyaz badana ile
boyanmıştır. Badana altında yer alan fresk izlerine
rastlanır. Ana apsiste, Hz. İsa ile Meryem ve çocuk İsa
figürlerine yer verilmiştir.
Bağışlı Köyü Kilisesi
Yapım Yılı: Bilinmiyor
Maçka ilçe merkezine 18 kilometre mesafede bulunan
Bağışlı köyündedir. Önemli ölçüde harap olan kiliseden
günümüze beden duvarları ve ana apsis kalabilmiştir.
Kuzeyde tek girişe sahip kilisenin kemer kısmı sivridir.
Apsiste tek mazgal pencereye yer verilmiştir. Örtüsü
beşik tonoz şeklinde düzenlenmiştir. Kilise, Bizans
dönemi üslubunu taşır.
Coşandere Köyü Verizana Kilisesi
Yapım Yılı:
Bilinmiyor
Maçka-Sümela karayolunun sağında fındıklık içinde
bulunan kilise kalıntısı 3 apsisli. 3 sahınlıdır.
Sahınlar kemerlerle birbirinden ayrılmıştır. Giriş
batıdandır. Orta küçük apsiste fresk kalıntıları vardır.
Bizans dönemi üslubundadır.
Çamlıdüz Köyü Kilisesi
Yapım Yılı: Bilinmiyor
Maçka ilçesi Çamlıdüz köyünde bulunur. Ana kaya kitlesi
üzerine inşa edilmiş kilise, çevreye hakim bir
konumdadır. Çevresi duvarla korumaya alınmıştır. Moloz
taşla inşa edilmiş kilisesin çatı kısmı semer kırma
olup, kiremitle kaplıdır.
Kuzey ve güney yönde açılmış aynı eksen üzerinde bulunan
birer kapıyla iç mekana geçilir. Tek apsislidir. Duvara
gömülü payelerin desteklediği üst örtü beşik tonoz
şeklinde düzenlenmiştir. Apsiste bir adet mazgal
pencereye yer verilmiştir.
Apsis kısmında kare ve dikdörtgen formlu iki niş yer
alır. Kilise, Bizans dönemi üslubunun örneklerindendir.
Aşağı
Temelli Köyü Kilisesi
Yapım Yılı: 19. yy
Maçka ilçesi Esiroğlu Beldesi'ne bağlı Aşağı Temelli
köyünde bulunmaktadır. Düzgün kesme taştan yapılmış olan
bina 4 taş sütun üzerine oturan merkezi kubbeye
sahiptir.
Yan mekanların beşik tonozlu olduğu kilisenin girişi
kuzeydendir. Doğusunda bulunan apsis kısmı dışarıdan
yıkılmış olup, camiye çevrildiğinden içerden duvarla
örülerek kapatılmıştır. Güneyinde mihrap ve yıkılmış
durumda ahşap minberi bulunmaktadır. Mihrabın tahrip
olmuş tac kısmı ise boyayla yapılmış bitkisel bezerine
ile süslenmiştir. Kuzey girişinin üzeri ahşapla
kapatılarak mahfil oluşturulmuştur. Kilise; Bizans
üslubu özellikleri taşımaktadır.
Mintantoz Kilisesi
Yapım Yılı: Bilinmiyor
Maçka ilçesi Ocaklı köyü, aşağı mahallede yer alan
kilise, düzgün kesme taştan yapılmış olup, doğusunda
apsisi vardır. 3 sahınlıdır. Her iki tarafta 3'er tane
olmak üzere 6 taş sütun tavanı taşımaktadır. Ortada
kubbesi vardır. Ancak yıkılmıştır. 3 apsislidir.
Bizans üslubu etkisindeki kilisenin girişinde düzgün bir
taş işçiliği görülür. Ortada giriş çevresinde 3 silmeli
ve kademeli bir kapı ile söveye sahiptir. Kapı sövesi
iki kemerle son bulur. Her iki kemer arasında 4 kollu
haç vardır. Kemer başlangıcında da palmet motifleri
görülür. Giriş üzerinde; kanatlı kuyruklarından
birbirine dolanmış iki yaratık, ağızlarında kartuş
tutmaktadır. Ortada bir haç ve iki yanında ayın hilal ve
dolunay şekillerini gösteren simgeler yer alır. Üstte
ise boş bir kitabe yeri vardır. Girişte sağ tarafta 3
pencere, apsislerde de birer pencere bulunmaktadır. Yan
apsislerde büyük ve küçük nişler vardır. Sol apsisteki
büyük nişin tac kısmında yarım oyuk küre bulunmaktadır.
Büyük apsisin üst kısmına yuvarlak mazgal pencere
yerleştirilmiştir. Bu pencere hac şeklinde olup, kollar
arası boştur. Büyük apsisten yan neflere kemerli
geçişler mevcuttur.
Girişte, orta sahındaki beşik tonozlarda büyük daire
içinde Hz.İsa'nın portesi ve yanlarda kanatlı melekler
yer almıştır. Hemen girişteki tonozda da daire içinde
kesik el betimlenmiştir. Kilisenin sol duvarında ise çok
sayıda betimler bulunmaktadır.
Yazlık Köyü Kilisesi
Yapım Tarihi:
Bilinmiyor
Maçka ilçesi Yazlık köyü merkez camisinin batısında,
köyün aşağı kesiminde yer alan kilise oldukça tahrip
olmuştur. 3 nefli ve 3 apsislidir. Giriş batıdan olup,
üzerinde penceresi bulunmaktadır. Muhtemelen üzeri kemer
tonozluydu. Ancak yıkılmıştır. Duvarlar üzerinde fresk
kalıntıları gözlenmektedir.
|
 |
|
Trabzon Kalesi
Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski
yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü
Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların
daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi
verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların
varlığından söz etmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar,
İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme
ayrılmaktadır.
Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz
) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine
kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana
getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir.
Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden
gelmektedir.
|
 |
 |
 |
|
Yeni Cuma Camii (St.
Eugenios):
Trabzon'un kurtarıcı ve
koruyucu azizi Eugenios'a
ithaf edilmiştir. İlk
kilisenin ne zaman yapıldığı
bilinmemektedir.
Araştırmacılar ilk yapının
bazilika olduğunu
belirtmektedir. Ayrıca 1291
yılına ait bir kitabe
bulunmuştur. Bugünkü yapının
14. Yüzyılda haç planlı
olarak inşa edildiği
muhtemeldir.
Yapının bugün narteksi
yoktur. Üç nefli ve üç
apsislidir. Orta apsis içten
yuvarlık dıştan beş
köşelidir. Diğerleri içten
at nalı, dıştan yuvarlaktır.
Merkezi kubbe doğuda haç
biçimli iki ayağa, batıda
yuvarlak iki dorik sütuna
pandantifler yardımıyla
oturur. Yan neflerin üzeri
tonozlarla örtülmüştür.
Bu yapıda da fresk izleri ve
zemin mozaiklerinin
kalıntıları bulunmaktadır.
Ayrıca orta apsisin dışında
kartal ve güvercin
kabartmalarına yer
verilmiştir.
Trabzon'un fethinden sonra
camiye çevrilen yapıya kuzey
giriş kısmı ile minare ilave
edilmiştir. Büyük apsisten
bir giriş daha açılmıştır.
Taştan yapılan mihrap barok
karakterlidir. Minberi
ahşaptan yapılmış olup sade
bırakılmıştır. Mahfilde iyi
bir ahşap işçilik görülür.
Bu ilavelerden başka caminin
içinde çok değerli kalem işi
süslemeler vardır.
Pandantiflerin yazıları ünlü
hattat Hafız Hasan Rıfat'ın
eseridir. Kullanılan diğer
kısımlardaki yazı ve
nakışlar yenilenmiştir. |
 |
|
Cephanelik
İreni ve Fatih kulesi
olarak bilinen yapının
Yıldız Sarayı
albümlerindeki resminin
altında H.1305 yılında
yaptırıldığı yazılıdır.
Kapısı üzerinde
II.Abdülhamit tuğrası ve
kitabe de bunu doğrular.
Cephaneliğin 1887
yılında yaptırıldığı
kesin olarak
anlaşılmaktadır.
Yaklaşık 25-40 m.
çapında iç içe dairevi
iki bölümden
oluşmaktadır. İç bölüm
dört, dış bölüm ise üç
katlıydı. İç ve dış
yapılarda oval kemerli
üçer adet pencere
bulunmaktadır. Yüksek
bir koruma duvarı içine
alınmış olup batı
yakınında ise karakol
hanesi vardı. 1916-1918
Rus işgali sırasında
mühimmat deposu olarak
kullanılmış ve 9 Temmuz
1919'da bir patlamayla
örtüsü yıkılmıştır.
|
 |
|
Vakıf Han
Bedestenin kuzey
batısında yer alır. Üç
katlı avlulu bir handır.
Birlikte inşa edildiği
güneydoğu kısmındaki
caminin şadırvanı
üzerindeki kitabeye göre
Hicri 1196 Miladi 1781
yılında Hacı Yahya
adında bir hayırsever
tarafından
yaptırılmıştır. Zemin
katın esas girişi
doğudandır. Açık avluyu
revak ve arkasındaki
odalar çevirir. Birinci
katın girişi güneydedir.
Bu katta cephede dört
dükkan, şadırvan ve
caminin giriş kapısı
bulunmaktadır. Avlu
etrafında sıralanan
odalar farklı
büyüklüktedir. Kuzeyde
orta kısımda bir eyvan
yer alır. İkinci katta
revaklı avlu odaları ve
cami bulunmaktadır. Bu
caminin güneydoğu
köşesindeki minaresi
yıkılmıştır.
|
 |
|
Alaca Han
Büyük İmaret (Hatuniye)
camisinin doğusunda yer
alır. Yavuz Sultan
Selim'in annesi
Gülbaharhatun için 1506
yılında yaptırılmıştır.
Türbe iyi bir taş
işçiliği gösterir.
Sarımsı renkli kesme
taşlardan inşa
edilmiştir.
Pençerelerinin tahfif
(sağır) kemerlerinde
olduğu gibi gri taşlar
dekoratif olarak
kullanılmıştır. Sekizgen
planlı türbe gövde
üzerinde yine sekizgen
bir kasnağa sahiptir.
Kubbe sekiz köşeli olup
kurşunla kaplanmıştır.
|
 |
|
Bedesten
Trabzon çarşısının
merkezinde yer alan
şehrin en eski ticaret
yapısıdır. Dıştan 20.60
x 22.60 m boyutlarıyla
kaleye yakın dikdörtgen
planlıdır. Türk
Bedestenleri içerisinde
tek kubbeli olan tek
örnektir. Ayrıca yapı
Gülbaharhatun Vakıfları
arasında gösterilmiştir.
Bunun için yapının
fetihten sonra 15.
yüzyılın sonlarında
yapıldığını
söyleyebiliriz.
|
 |
|
Taşhan
Osmanlı dönemi avlulu,
iki şehir hanlarının
güzel bir örneğidir.
Kaynaklara göre
1531-1533 yılları
arasında Trabzon Valisi
İskenderpaşa tarafından
yaptırılmıştır. Muhtelif
zamanda yapılan
onarımlarla günümüze
gelmiştir. Kuzey
cephesine geç devir
dükkanları eklenmiştir.
Duvarlar düzgün yontu
taştan yapılmıştır.
Revak kemerleri ve tonoz
örtü tuğladır. Önceleri
alaturka kiremit kaplı
çatısı 1980 yılındaki
onarımda beton mozaik
olarak değiştirilmiştir.
|
|
Ortahisar Evleri
Eski Türk evlerini
ön plana çıkartan en
önemli unsur
geleneksel mimari
tarzındaki
fonksiyonellik ve
estetiktir. Bu evler
bir yandan kentsel
konumları ile diğer
yandan mimarileriyle
dikkate değerdirler.
Eski Türk evleri
yüzlerce yıllık bir
süreçte oluşan Türk
kent kültürünün
günümüzde yaşamaya
devam eden en önemli
yapı taşlarıdır.
Orta Mahalle Evleri
Anadolu'nun kimi
bölgeleri "Örnek
Evler" niteliğini
taşıyan yerleşme
örnekleri açısından
günümüze kadar
önemli değişiklikler
geçirmeden
gelebilmiştir. Bu
yerleşmeler arasında
Akçaabat-Orta
Mahalle Evleri
Karadeniz Bölgesinde
en önde gelenlerden
birisi olarak
sayılabilir.
|
 |
 |
 |
|
Akçakale
Trabzon'un 18 km
batısında bulunan
Akçakale'de denize hâkim
bir terasta ilçeye
ismini veren kale yer
almaktadır. Kalenin
1297-1330 yılları
arasında İmparator
Aleksios11 tarafından
Selçuklulara korunmak
amacıyla yaptırıldığı
sanılmaktadır.
Trabzon'un fethinden
sonra Kale yedi yıl daha
savunulmuş ve sonra
Fatih Sultan Mehmed'in
komutanlarından Mahmut
Paşa tarafından ele
geçirilmiştir. Kuşatma
sonunda şehit düşen
Mahmut Paşa da kaleye
gömülmüştür. Osmanlı
döneminde onarım geçiren
ve bazı yeni ilavelerle
genişletilen kale önemli
bir askeri üs olma
özelliğini yüzyılımızın
başlarına kadar
korunmuştur. Moloz ve
kesme taştan yapılan
kalenin birçok bölümü
yıkılmış olmasına rağmen
yinede orijinal
görünümünden pek fazla
uzaklaşmamıştır. Ancak
katlar arasının ahşap
oluşu bu bölümlerin
günümüze ulaşmasını
engellemiştir.
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
| |
|
|
|
|
|
 |
 |
|