Artvin Tarihi Eserleri                  

 

 
 

 

Artvin ::

Artvin Tarihi ::

Artvin Tarihi Eserleri ::

Artvin Doğal Güzellikleri ::

Artvin Yaylaları ::

Artvin Müzeleri ::

Artvin Yemekleri ::

Artvin Festivalleri ::

Artvin Ulaşım ::

Artvin Foto Galeri ::

   

 

İşhan Manastırı (Kanlı Kilise)
İşhanKöyün içinde bulunan İşhan Manastırı,  9.yüzyılın ilk yarısında yapılmış ve kilise ile şapelden (küçük kilise) oluşmaktadır. Manastırı Bagratlı Gürcüler yaptırmıştır. Manastır piskoposluk makamı olarak da kullanılmış ve bu görevini 16.yüzyıla kadar (Osmanlıların Artvin ve çevresini ele geçirene kadar) devam ettirmiştir. Osmanlılar Artvin ve çevresini ele geçirdikten sonra manastırın batıya bakan tarafı camiye dönüştürülmüş ve bu sayede yapının harap olması da engellenmiştir. Cami olarak ibadete açık konumda olması ise 1983 yılına kadar devam etmiştir. Şu anda kilise bölümü de cami bölümü de kullanılmamaktadır.     

Manastır her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti kendisine çekmektedir.Turistler köyün ekonomisine katkıda bulunduğu gibi, aynı zamanda köyün ve yöremizin tanıtımı için de oldukça iyi bir fırsat sağlamış olmaktadırlar.
Ulaşım
Yusufeli ilçe merkezine 34 km uzaklıktadır. Olur-Oltu güzergahı üzerinde ilerlerken sol tarafta yoldan 10km kadar iç kısımdadır.

Neden İşhan Kilisesi'ne Kanlı Kilise deniyor?
İşhan Kilisesi, onarımını üstlenen güzel Elen uğruna (bölgedeki Selçuklu kale beylerinden birinin kızı) nice canlar verildiği için "Kanlı Kilise" olarak da anılıyor. İlk kan, Selçuklu döneminde kilisenin onarımı sırasında çıkan bir isyanda aktı. Ardından bey kızı "Elen" ile evlenmek isteyenler, 2km uzaklıktan oklarını kilisenin üzerinden aşırtamadıkları için öldürüldü. Bu olaylardan sonra "Kanlı Kilise" diye anılan İşhan Kilisesi tüm olumsuzluklara rağmen hala ayakta.     

İşhan Kilisesi'nin yıllarca toprak altında bulunduğu ve Selçuklu döneminde bulunarak onarıldığı ilgili kaynaklarda yer alıyor. Köylüler ise kiliseyle ilgili bir takım enteresan hikayeler anlatıyor. En çok bilinen ve anlatılanlardan birisi ise şu: Selçuklu hükümdarı Alaattin Keykubat'ın elçisi Veliddin Ağa, bölgede bulunan Livana ve Tavusker kalelerinden vergi almak için gönderilir. Veliddin Ağa, İşhan Köyü'ndeki tarihi kiliseyi görür ve buranın üniversiteye dönüştürüldüğünde halkın kendilerine bağlanacağını Keykubat'a önerir. Alaattin Keykubat,bir sonraki sene Keyrüsrev Ağa'nın başkanlığındaki bir grubu, kiliseyi onarması için İşhan'a gönderir. Kilisenin onarımı 8 yıl sürer. Bu sekiz yıl içerisinde büyük bir isyan çıkar ve Keyhüsrev Ağa görevden alınır. Kilisenin onarılması görevini bu kez bölgedeki kale beylerinden birinin kızı olan "Elen" üstlenir. Elen'in güzelliği dillere destandır. Bir gün, kendisiyle evlenmek isteyenler arasından seçim yapmak için bir yarış düzenler. Elen,yarışmacıların kiliseden 2 km uzaklıkta bulunan mezarlıktan bir ok atacaklarını, kilisenin üstünden aşıran kişiyle evleneceğini, aşıramayanların ise okun düştüğü yerde öldürüp, oraya gömüleceğini söyler. Güzel Elen ile evlenme hayali, birçok delikanlıyı bu yarışa çeker. Ancak birçoğu oklarının düştüğü yerde öldürülür. Gençler arasından birinin attığı ok tam kilisenin üstüne düşer, o da kiliseye gömülür. Şu anda kilisenin önündeki ardıç ağacının, oku kilisenin üzerine düşen bu gencin gömüldüğü yerde biten ağaç olduğu da söylenir. Oku kilisenin üzerinden aşırmayı başarabilen tek kişi ise bir Türk genci olan Şerif Bey'dir. Ancak o da, oku attıktan sonra heyecanla atını hızlı koşturup,bir ağaca çarpıp ölür. Şerif Bey'in gömüldüğü yere Ramazan ayının 27.gecesi ışık düştüğü söylentileri yayılır. Bu olaydan sonra Elen kilisenin onarımında görev yapan Yahudi bir ustaya âşık olur. Ancak Yahudi usta da, kilisenin onarımı sırasında üzerine düşen bir taşın altında kalarak can verir. İşte tüm bu olaylar,tarihi İşhan Kilisesi'nin "Kanlı Kilise" olarak anılmasına sebep olur.

Tekkale (Dört Kilise) Manastırı

Günümüze kadar ulaşabilmeyi başarmış Tekkale Manastırı, köyün mezrasında, yerleşim yerlerinden uzakta bulunmaktadır. Manastır, 9.yüzyıl sonunda Bağrat Krallığı tarafından yapılmıştır. Çok karışık bir yapıya sahiptir.Tekkale Manastırı,kilise,seminer odası,trapeza ve bu yapı grubunun güneydoğusunda ayrı bir yapı olarak inşa edilen şapelden oluşmaktadır. Zaten kiliseye dört kilise de denmesinin sebebini bir önceki cümlemde bahsettiğim ayrı dört yapıdan oluşuyor olmasından kaynaklandığını düşünüyorum (doğru olmayabilir, araştırıp doğru olup olmadığını en yakın zamanda buraya yazacağım). Manastır, 16.yüzyıldan sonra işlevini yitirmiş ve terk edilmiştir. Tekkale Köyü'nün 7km kuzeyinde , Yusufeli ilçe merkezine 14 km uzaklıkta bulunmaktadır.

Barhal (Altıparmak) Kilisesi

Barhal Kilisesi'ni tanımadan önce "Barhal" kelimesinin nereden geldiğini bilinmeli .M. Fahrettin KIRZIOĞLU "Kars Tarihi" adlı eserinde "barhal" kelimesinin nereden geldiğini şöyle açıklamıştır :

" ...M.Ö. 149-127 yıllarında Artvin ve çevresi Arsaklı Devleti yönetimine geçmiştir. Eski Oğuzlar olarak bilinen bu devlet zamanında, Barhal Çayı vadisine Bulgar Türkleri yerleşmişlerdir. Kars havalisine gelip, buraları kendilerine yurt edinen Bulgar Türklerinin bir kısmı da Çoruh boyuna geçerek Yusufeli ilçesine bağlı bugünkü Sarıgöl hudutları kesimine yerleşmişler ve buradan geçen çaya da adlarını verirken, bu çayın ismine izafeten bu suyun kenarında kurulan bu köye de bu ad verilmiş, yani BARKAL (BALKAR / BULGAR) denmiştir. Artvin'in Yusufeli ilçesindeki çok balkanlık Barkal / Balkar Bölgesi ile soldan Çoruh'a karışan Barkal Deresinde M.Ö. 130 yıllarında Dağıstan'dan gelen yarısı Kars'ta yarısı Çoruh solunda yerleşen Bulgar Türklerinin 2100 yıllık milli adlarının hatırasıdır..." Barhal Manastırı, Yusufeli ilçesinin 12 km kuzeybatısında, yukarıda bahsedilen Barhal (Altıparmak) Köyünde bulunmaktadır. Aslında bir manastırdır; fakat geçen yılların ardından günümüze ancak kilise bölümü ulaşabilmiştir. El yazması bir kitapta, manastırın 10.yüzyılda 2.Bağrat döneminde, Vaftizci Yahya adına yaptırıldığı yazmaktadır. Bina oldukça sağlamdır ve anıtsallığı ile dikkat çekmektedir. Şu anda ise cami olarak kullanılmaktadır. 1770 yılında (Hicri 1184), 3.Mustafa tarafından verilen berata göre, İmam Süleyman'ın ölümünden sonra Ahmet'in yarım akçe karşılığında imam hatipliğine getirilişini doğrulayan belge caminin önemini ortaya koymaktadır. Kilisenin planı üç nefli bazilikaldır ve duvarlarla birlikte ölçüldüğünde 28,55x18,65 m en-boy uzunluğuna sahiptir.

Manastıra Ulaşım

Kiliseye, Yusufeli ilçe merkezinden,Artvin il merkezinden kiralanacak araçlarla veya köylere kalkan köy servisleriyle ulaşabilirsiniz. (Köy servisleriyle giderseniz,köyden sonra yürümeniz gereken yaklaşık 2km bir yol vardır.) Manastır Altıparmak Köyü merkezinden sol tarafa ayrılan yolun yaklaşık 2 km ilerisindedir.

Pırnallı (Porta) Manastırı - Bağlık Mezrası

Artvin Merkez ilçeye bağlı Pırnallı köyünün Bağlık mevkiinde bulunmaktadır. Kral 1. Aşot'un torunu Prens Khaouli tarafından 896-918 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Bir çan kulesi, bir şapel ve bir çeşmeden oluşmaktadır. Manastırın yerleşim planına bakıldığında Tao Klarjheti bölgesinin o dönemlerdeki en önemli kültür ve dini merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Manastıra, Artvin-Şavşat karayolunun 30. km.sinden sonra 5 km.lik yaya patika yolla ulaşılmaktadır.

Bağcılar Manastırı  

Köyün girişindeki meyilli arazinin düzeltilmesi sonucu elde edilen alan üzerinde kurulan manastır; kilise , şapel ve diğer yapılardan oluşmakta olup, zamanımıza oldukça harap bir şekilde ulaşmıştır. Artvin'den kiralanacak bir araçla veya köy servisleriyle ulaşım sağlanabilir.

Hamamlı (Dolishane) Manastırı

Hamamlı (Dolishane) Manastırı, manastırın kitabelerine göre, zamanın İberya Kralı Sumbath (945-958) tarafından, mimar Gabriel'e yaptırılmıştır. Artvin il merkezine bağlı Hamamlı Köyü'nde bulunmaktadır ve Artvin il merkezine 32 km. uzaklıktadır. 14.yüzyıla kadar manastır işlevini sürdüren yapı, 16.yüzyılda Osmanlılar'ın Artvin ve çevresini ele geçirmesiyle cami haline dönüştürülmüştür. 1958 yılında kısmen onarılmıştır ve şu anda Köyün camisi olarak halen işlevini sürdürmektedir. Cami, eskiden bir manastır olduğundan dolayı caminin ismi "Kilise Camii"dir. Manastırın güneye bakan tarafında bulunan işlemeli güneş saati günümüze kadar ulaşabilmeyi başarmış ve dönemin mimari anlayışını yansıtan etkileyici bir örnektir.

Kaçkal Manastırı Alabalık Köyü

Rahip Grigor Kanzda tarafından VIII. yy.'ın sonunda Bagratlılar Döneminde kurulduğu o döneme ait yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır. Yer yer tahrip olmasına rağmen halen ayakta olan yapı, herhangi bir amaç için kullanılmamaktadır. Alabalık Köyü'nün (Veranabağ) Dere Mahallesi (Ahalt) sınırları içerisinde, meskun mahalden uzak, oldukça meyilli arazi üzerinde yükselen kaya kütlesi eteğine, mimari beceri ve zorlamalarla inşa edilen yapı, sadece kiliseden ibarettir.

Cevizli Manastırı Cevizli Köyü

Şavşat ilçesi Cevizli köyünde olup İlçe merkezine 14 km. uzaklıktadır. Yapı, 899-914 yılları arasında bölgeye hakim olan Bagratlı Prenslerinden Aşot Koukhi döneminde yaptırılmıştır. Kiliseye, Artvin'den veya Şavşat İlçesinden araç kiralanarak veya Şavşat ilçesinden kalkan köy servisleri ile ulaşım sağlanabilir.

İbrikli Kilisesi İbrikli Köyü-Fındıklı Mahallesi

Borçka ilçesine 20 km. mesafedeki İbrikli köyündedir. Ortaçağ dönemi Bagratlı eserlerindendir. Kiliseye, Artvin'den veya Borçka ilçesinden araç kiralanarak veya Borçka ilçesinden kalkan köy servisleri ile ulaşım sağlanabilir.

Artvin (Livana) Kalesi
Ortaçağ'da yörede yaşayan Hıristiyan medeniyetince, yani Bagratlılar tarafından X.yy.'da (M.Ö. 937 Bagratlar) kurulmuş olmalıdır. Stratejik konumu itibariyle Osmanlılar zamanında temin edilerek kullanılmıştır.
Şavşat (Satlel) Kalesi
Bagratid Krallığı kalelerine olan benzerliği de dikkate alındığında kalenin, günümüze ulaşan şekliyle IX.yy.'da kurulmuş olduğu söylenebilir. Bundan sonra bir zaman Atabeklerin; XVI.yy.'da Osmanlıların eline geçen kaleden, XVII. yy.'ın ortasında bölgeyi dolaşan ünlü seyyahımız Evliya Çelebi "Ocaklık olarak idare edilebilir. Şavşadistan içinde sarp bir yerdir." diye bahsedilir.
Ardanuç (Gevhernik) Kalesi

Bu kale Ardanuç Adakale Köyü´nün hemen yakınında bulunmaktadır. Hemen bu kalenin diğer bir isminin "Gevhernik" olmasının nedenini aşağıda açıklayalım. Bu kalenin çevresinde gümüş madenleri olduğundan,bu kale maden ve cevher anlamına gelen "Gevheri Nik" kalesi ismiyle de anılmaktadır.

5.yüzyılda yapıldığı tahmin edilen bu kale Gürcü krallarına ve Çıldır atabeylerine başkentlik yapmıştır. 1551 yılında kaleyi Osmanlılar ele geçirmiş ve 1562 yılında da Kanuni Sultan Süleyman tarafından onarılmıştır. Hatta bu onarımı anlatan bir kitabesi bile bulunmaktadır. Gevhernik Kalesi, dışkale-içkale yapılaşmasının çevredeki tek örneğidir. Kale günümüze kadar çok hırpalanmıştır, dış kale harap durumda olsa da iç kale özelliğini hala korumaktadır.Şu anda harap durumda olan kale, yetkililerin desteğini beklemektedir.

Aşbişen Kalesi

Yapım tarihi belirlenemeyen ve şu anda Artvin´de bulunan birçok kale gibi harap bir vaziyette bulunan bu kale, Yusufeli´nin 7km doğusundaki Kınalıçam Köyü´ndedir.

Bilbilan Kalesi

Yapım tarihi kesinlik kazanamamış olan bu kale,Şavşat´ın 8km doğusunda Hanlı (Hantuşet) Köyü´nde bulunmaktadır. Köyün büyüklerinden duyduklarıma göre,kale içinde bulunan kilise yapısının (tahminen şapel), köye uğursuzluk getirdiği düşüncesiyle, kale birkaç kez yıkılmaya çalışılmıştır. Ancak hala belli bölümleri günümüze kadar gelebilmiştir.

Yine köyün büyüklerinden duyduklarıma göre Milli Mücadele döneminde  köylüler düşmandan korunmak için bu kaleye sığınmışlardır.

Boselt Kalesi

Kalenin yapım tarihi net belli olmamasına rağmen kalenin Gürcü Kralı I.Fransuva tarafından kızının anısına yaptırıldığı ve o zamanlar bölgenin ŞARBİYET ŞEHRİ olarak bir ticaret merkeziydi. Ayrıca kaleyle bağlantılı gizli bir yeraltı yolu var. Yolun çıkışı yine yeraltındaki dokuz odaya bağlanıyor. Ayrıca büyük bir kilise kalıntıları ve yerleşim kalıntıları var. Ayrıca dağın eteklerinden kaleye gelen toprak borular var bunların içinden süt akıtıldığı söylenir.  Ayrıca kalenin uçurum tarafında şarap mahzenleri var.

Ciha Kalesi

Arhavi ilçesinin zirvesinde kayalara oturtulmuş bu kalenin Cenevizliler döneminden kaldığı söylenmektedir. Etrafındaki ağaçlar o kadar sıktır ki kaleye geçilebilmesine izin vermemektedir. Yapıldığı tarih kesinleştirilememiştir ve günümüze kadar ancak sur kalıntıları ulaşabilmiştir.

Dutlu Kalesi

Dutlu Köyü´nün doğusunda,Şavşat´ın 11km güney batısında bulunan bu kalenin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.

Dört Kilise Kalesi

Yusufeli´nin Dört Kilise (Tekkale) Köyü´nde bulunmaktadır,şu anda harap bir haldedir ve yapım tarihi kesinleştirilememiştir.

Erkinis Kalesi

Yapım tarihi belirlenememiş ve Yusufeli´nin 10km kuzey doğusunda Demirkent (Erkinis) Köyü´nde bulunmaktadır. Harap bir durumdadır.

Ersis Kalesi

Yapım tarihi belirlenememiş ve Yusufeli´nin 8km güneyinde Kılıçkaya (Ersis) Köyü´nde bulunmaktadır.

Ferhatlı (Kalmaklı) Kalesi

Bu kale Ardanuç´un 5km batısında Ferhatlı (Ahıza) Köyü´nde bulunmaktadır ve Ferhat ile Şirin´in efsanesinin geçtiği söylenmektedir. Şu sıralar  kaleye Ardanuçlu define arayıcıları tarafından zarar verilmiştir. Yapım tarihi kesin olmamakla birlikte bugüne kadar hiçbir kez onarım görmemiştir.

Köylüler Ferhat ile Şirin´in efsanesini anlatırken köyün isminin de bu efsaneden geldiğini vurgulamışlardır.

Ferhatla Şirin´in buluştuğunun söylendiği bu kale şu anda terk edilmiş, kendi haline bırakılmış bir vaziyette.

Kolarçet Kalesi

10. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Kolarçet Kalesi, Ardanuç´un 8km güneybatısında Bereket (Kılarçet) Köyü´nde bulunmaktadır.

Kuvarshan Kalesi

Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Kuvarshan Kalesi Artvin´in 6 km kuzeyinde Bakırköy bölgesinde bulunmaktadır. 

Nihah (Yokuşlu) Kalesi

Yapım tarihi bilinmeyen Nihah Kalesi, Yusufeli´nin 15km güneybatısında bulunan Yokuşlu (Nihah) Köyü´nde bulunmaktadır.Şu anda harap durumdadır.

Oşnak Kalesi

Yapım tarihi bilinmeyen Oşnak Kalesi, Yusufeli´nin 12km güneybatısında Oşnak (Köprügören) Köyü´ndedir. Harap bir durumdadır.

Parih Kalesi

10.yüzyıl ortalarında Gürcü Kraliçesi Tamara tarafından yapılan Parih Kalesi, Şavşat´ın Balıklı Köyü´nde bulunmaktadır. Şavşat´ın 16km güneybatısındadır. 

Petoban Kalesi

Ardanuç Aşağı Irmaklar (Hisarlı) Köyü´nde ve Ardanuç´un 13km kuzeydoğusunda bulunan Petoban Kalesi'nin yapım tarihi henüz kesinlik kazanamamıştır. 

Petrik İsman Kalesi

Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Petrik İsman Kalesi, Ardanuç'un  Kutlu Köyü'nün Bağlar Mahallesi sınırları içerisindedir.

Tukharis Kalesi

Yapım tarihi belirlenemeyen Tukharis Kalesi, Şavşat´ın 6km batısındaki Kayadibi Köyü´nün arkasında bulunan tepe üzerine moloz taşlar kullanılarak yapılmıştır.Şu anda harap bir durumda bulunmaktadır.

Ustamış Kalesi

Şavşat´ın Ustamış (Eskikale) Köyü´nde bulunan bu kale Şavşat´ın 12km güneyinde bulunmaktadır.Yapılış tarihi belirlenememiştir.

Yukarı Hod Kalesi

Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Yukarı Hod (Hot) Kalesi, Artvin´in 16km güneydoğusunda Yukarı Maden Köyü´ndedir.

İşhan Kalesi

Bu kale Yusufeli´nin 11 km doğusunda bulunmaktadır.Dağ Yolu (İşhan) Köyü´nün arkasında bulunan kayalık arazi üzerine yapılmıştır.Şu anda harap durumdadır.

Öğdem Kalesi

Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Öğdem Kalesi,Yusufeli´nin 10km kuzeyinde Öğdem Köyü´nde bulunmaktadır.Şu anda harap bir durumdadır.

Çarşı (Merkez) Cami

Osmanlı'nın 16.yüzyılda Artvin ve çevresini ele geçirmesinden itibaren bölge İslamlaşmaya başlamıştır. İlk zamanlar kilise ve manastırların bazıları camiye çevrilerek kullanılsa da,18.yüzyıldan itibaren cami mimari geleneklerine göre yeni camilerin yapımına başlanmıştır.

Çarşı (Merkez) Camisi 1860-1861 (Hicri 1277/1278) yılları arasında, Artvin'in merkezinde, Artvin halkı tarafından yaptırılmıştır. Zamanla eskiyen, hasar gören ve kullanılamaz hale gelen cami 1954 yılında temellerine kadar yıkılarak 1957-1958 yılları arasında bugünkü halini almıştır. Ancak cami temellerine kadar yıkılırken minareye, minbere ve  vaaz kürsüsüne dokunulmamıştır. Dolayısıyla şu anda caminin minaresi, minberi ve vaaz ilk haliyle (1865'ten) aynıdır.

Çayağzı (Salihbey) Camii

Çayağzı Camisi, Artvin merkeze bağlı Çayağzı (Korzul) Mahallesinde bulunmaktadır. 1792 (Hicri 1207) yılında Livane (Artvin) sancak beylerinden biri olan Salih Bey tarafından yaptırılmıştır, bundan dolayı camiye Salihbey Camisi de denir. 1980'li yıllarda onarılmıştır.

Demirkent Cami

Yusufeli ilçesine bağlı Demirkent (Erkinis) Köyünde bulunmaktadır. Caminin kitabesinin olmamasından dolayı,hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak,aslen bir kilise olduğu, sonradan camiye dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Cami, kare planlı, kırma çatılı ve ahşap tavanlıdır. Kuzeyinde iki katlı son cemaat yeri ve sonradan eklenen minaresi bulunmaktadır. Dıştan ölçüldüğünde 16,25x12,75m ebatlarındadır. Minberi ahşaptan yapılmıştır ve bitki motifleriyle süslendirilmiştir ancak bu özellik mihrapta bulunmamaktadır. 2 katlı olan son cemaat yeri 7 ahşap direk üzerine oturtulmuştur ve 5 gözden oluşmaktadır. Cepheleri taşla örülüdür ve sıvalıdır. Hareme girişte kullanılan kapı kanatları, mahvile ait ahşap aksamı ve tavanda bulunan göbek süsü yapının önemli ilgi çekici bölümleridir.

Erenköy Camisi

Murgul'a bağlı Erenköy Köyünde bulunmaktadır. 1863 yılında (Hicri 1280) ahşap olarak yaptırılmıştır. Yöreye özgü mimarisi ve süslemeleriyle ilginç bir örnektir.

Esendal Camisi

Yusufeli ilçesinin Esendal Köyünde bulunmaktadır. 1818 yılında (Hicri 1234) Yusufeli (Kiskin) beylerinden biri olan Muhammed Bey tarafından Muhammed Usta'ya yaptırılmıştır. Ahşap süslemeleri, mihrabı ve taş işçiliği ilgi çekicidir.

Kemalpaşa Kilise Camii

Aslında Şavşat'ı Ruslar işgal ettiği zamanda 1900 yılında kilise olarak yaptırılmıştır. Başta Kilise iken, 1924 yılında camiye çevrilmiştir. Şavşat ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesinde bulunmaktadır. Halk arasında "Merkez Camisi" de denilmektedir. Hala cami olarak ibadete açıktır.

Muratlı Camii

Borçka'ya bağlı Muratlı Köyünde bulunmaktadır. Mahfile giriş kapısının üzerindeki kitabeye göre, 1846 yılında (Hicri 1262) Ahmed Usta (Aslanoğlu) tarafından yaptırılmıştır. Muratlı Camisinin minberi 1847 yılında, Uzun Hasan Zade Hüseyin Alemdar tarafından, kadınlar mahfili de 1847 yılında Sağıroğlu Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Cami tümüyle ahşaptır. Giriş kapısı ve minberi ağaç oymalı çeşitli motiflerden ve süslemelerden oluşmaktadır.

Orta Hopa Camii

Orta Hopa Camisi'nin kitabesi bulunmamaktadır. 19.yüzyılın ikinci yarısı inşa edildiği bilinmektedir. 1994 yılında küçük çapta bir onarım geçirmiştir. Tavan döşemeleri ve kubbesi zamanın cami mimari anlayışını yansıtmaktadır.

Ortacalar (Merkez) Camii

Arhavi ilçesine bağlı Ortacalar Köyünde bulunmaktadır. 1757 yılında (Hicri 1170) yapılmıştır. Caminin minber ve tavan süslemeleri dikkat çekmektedir.

Oruçlu Köyü Camisi

Artvin'in merkezine bağlı Oruçlu Köyü'nün camisi 1909 yılında yapılmış olup, tarihi nitelik taşımaktadır.

İskender Paşa Camii

İskender Paşa Camisi, belki de Artvin'de yapılan ilk camidir. Bu nedenle çok önemli bir camidir. Cami 3.Halife Hz.Osman döneminde,7.yüzyılda Müslüman Araplar tarafından yapılmıştır. 1551 yılında Ardanuç Kalesi'ni fetheden Erzurum Beylerbeyi Çerkez İskender Paşa tarafından onarılmıştır; çünkü Cami Akkoyunlular'dan sonra kullanılmaz hale gelmişti. Bu onarımdan sonra cami 1553 yılında ibadete açılmıştır. Çerkez İskender Paşa, caminin sürekliliğini koruyabilmesi için, mahallinde yaptırdığı gelir getiren bazı ticari eserleri camiye bağışlamıştır. 18.yüzyılda camiye sürekli yardımda bulunan Hasan Efendi tarafından onarılmıştır. Caminin batısında, Osmanlı zamanında inşa edilen 3 tane türbe bulunmaktadır. Bu türbede gömülü kişilerin Ahıska Çıldır Beylik ailesinden kişilerin olduğu tahmin edilmektedir. Caminin dışa yansımayan 4 ahşap direk üzerine oturtulmuş kubbesi ise oldukça ilginçtir.

Zeytinlik (Sirya) Camii

Zeytinlik Camisi, Artvin merkeze bağlı Zeytinlik Köyünde bulunmaktadır. Caminin kitabesine göre 1857 yılında (Hicri 1272), Saliha Hanım tarafından yaptırılmıştır. Eskiden minare olarak caminin kuzeye bakan tarafında bulunan çınar ağacı kullanılırmış; fakat çınar rüzgarla yıkılmıştır. Çınarın yıkılışının ardından, günümüzden yaklaşık 21 yıl önce, caminin kuzeydoğu köşesine minaresi yapılmıştır. Bugüne kadar ciddi bir onarım görmeyen cami, hala dimdik ayaktadır ve özgünlüğünü korumaktadır. Caminin kapı formu ve ağaç süslemeleri, caminin büyük özenle yapıldığını göstermektedir.

 

 

                          Lanse 2008 Copyright  design ghf